e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Sabah Dersi Materyalleri > Kabala Kütüphanesi > Sabah Dersi 2022 > Sabah Dersi Materyali – Kilitli Kapıları Açma – 1 Ağustos

Sabah Dersi Materyali – Kilitli Kapıları Açma – 1 Ağustos

1) Zohar Kitabına Giriş, “İki Nokta”, 121

Tora ve Mitzvot yoluyla, alma arzusunu kendi için almaktan ihsan etmek için almaya çevirmekle ödüllenmeden önce Yaradan’a açılan kapılar üzerinde güçlü kilitler vardır. Bunların karşıt bir rolü vardır: bizleri Yaradan’dan uzağa sürmek. Bu nedenle ayrılığın gücüne “kilit” denir, çünkü bunlar kapılardan geçişi engeller ve bizi Yaradan’dan uzağa sürerler.

Ama O’nun sevgisini kalbimizden soğutarak bizi etkilemesinler diye onları yenersek kilitler kapı olur, karanlık aydınlanır ve acı tatlı olur. Tüm kilitlerin üzerinde, O’nun İlahi takdirinde özel bir derece alırız ve bunlar açılışlar, Yaradan’a erişim dereceleri haline gelir. Ve bu açılışlarda aldığımız dereceler, bilgelik salonları haline gelir.

2) Baal HaSulam, Şamati 18, Çalışmada “Ruhum Gizlice Ağlayacak” Nedir?

Gizlilik kişinin gücünü aştığında ve manevi yoldaki ilerleyişi tatsızlaştığında, kendi içerisinde sevgi ve korku hislerini göremez, kutsallığa yönelik bir yaklaşım yapamaz bir duruma geldiğinde, işte o zaman kişinin tek çaresi Yaratan’a dönüp kendisine merhamet göstersin, gözlerini ve kalbini örten perdeyi kaldırsın diye ağlamaktır.

Ağlamak meselesi çok önemlidir. Bilgelerimizin yazdığı üzere: “Tüm kapılar kilitlidir, gözyaşı kapıları hariç.” Dünyadakiler bunu sorgular: “Eğer gözyaşlarının kapıları kilitli değilse, diğer kapılara neden ihtiyaç vardır? Bu şöyledir, denir: “Bu, kişinin arkadaşından çok ihtiyaç duyduğu bir şeyi istemesi gibidir. Ondan ricada bulunur ve her tarzda ona yalvarır, ancak arkadaşı talebine hiç kulak asmamaktadır. Kişi rica ve yalvarışlarının artık işe yaramadığını görünce ağlayarak sesini yükseltir.”

Bununla ilgili şöyle denmiştir: “Tüm kapılar kilitlidir, gözyaşlarının kapıları hariç.” Peki, gözyaşı kapıları ne zamanlar kilitli değilmiş? Tüm diğer kapılar kesinlikle kapalı olduğu zaman. Ancak o zaman gözyaşı kapılarına yer vardır ve kişi onların kilitli olmadığını görecektir.

Ancak, dua kapıları açık olunca gözyaşı kapıları ve ağlayışa yer yoktur, yani gözyaşı kapıları kilitlidir. Peki, gözyaşı kapıları ne zaman kilitli değildir? Tüm diğer kapılar kesinlikle kapalı olduğu zaman, gözyaşı kapıları açıktır. Bunun nedeni kişinin hâlâ dua ve yalvarmak gibi bir tesellisi olmasıdır.

“Ruhum gizlice ağlayacak.” Yani kişi gizlilik koşuluna geldiği zaman, bu “Ruhum ağlayacak.” demektir. Çünkü kişinin başka hiçbir seçeneği kalmaz. Bu koşul aynı zamanda şu anlama gelir: “Edinebilmek için elinden ne gelirse tüm gücünle yap.”

3) Rabaş, 14. Mektup

Kişi üstesinden gelerek her şeyle ödüllendirildiğinde buna “kuvvet” denir ve kişinin ortaya koyduğu her bir kuvvet daha büyük miktarlara bağlanır. Bu demektir ki, kişi bir kez üstesinden geldiğinde ve yabancı düşüncelere, “Tecrübeyle biliyorum ki yakında çalışma için arzum olmayacak, öyleyse şimdi bunun üstesinden biraz gelirsem, ne elde ederim?” der. Ve buna küçük miktarların bir araya gelmesiyle büyük miktarların oluştuğu cevabını vermelidir.

Muhtemelen bu “Gözyaşı kapıları kapalı değil.” sözünün anlamıdır. Şaarei (kapılar) kelimesi Se’arot (saç ya da fırtınalar) kelimesinden gelir. Bu, üstesinden gelmedir. Gözyaşları, “yırtma, kopma” kelimesinden gelir, yani burada diğer arzularla beraber bir karışım vardır ve bu arzuların tam ortasında sevgiye ve cennet korkusuna doğru üstesinden gelme arzusunun kısa anı vardır. “…kapalı değil.” orada daha ziyade büyük miktarlara bağlanan o an vardır. Miktar tamamlandığında kişi manevi kıyafeti hissetmeye başlar.

Bu, gözyaşının öneminin anlamıdır. Yani kişi en aşağı aşamada olsa ve en temel arzulara sahip olsa bile, o yine de bunun üstesinden gelme gücüne sahiptir, yani kalpteki noktasından Yaradan’a özlem duyar ve yakarır, bu nedenle bu kuvvet çok önemlidir.

4) Baal Hasulam, 26. Mektup

Delet (kapı) kapalıyken, açıklığın olduğu yerde durur. Maddesellikte kapıyı, açıklığı gördüğün gibi görürsün. Oysa maneviyatta sadece açıklığı görürsün. Fakat açıklığı bütün ve saf bir inanç olmadan göremezsin. Sonra kapıyı görürsün ve o anda kapı açılır, çünkü O birdir ve O’nun adı “Birdir.”

5) Rabaş, Makale 3, Gözyaşı Kapısı ile Geri Kalan Kapılar Arasındaki Fark Nedir? 1989

Sonuç olarak kişi, “Günahkârlara yaşamlarında ‘ölü’ denir.” denildiği gibi, günahkâr olduğunu bildiğinde, alma arzusunun kontrolü altına alınmış olması gerçeğinin onu Hayatın Hayatından ayırdığını anladığında, bunun üzerine düşünür ve tövbe etmek ister. Kendini sevmekten çıkıp tüm kalbiyle Yaradan’ı sevebilmek için, yukarıdan yardım almak ister. Bu nedenle, Yaradan’ı sevmesi gerekirken kendini sevdiği için günahkâr olduğunu hisseder.

Bunun sonucu olarak, kapıyı çaldığında, Yaradan’ın onu yaklaştırması ve onu kendi kötülüğünün kontrolünden çıkarması için elinden geleni yaptığını anlıyoruz. Buna “gerçek gözyaşları” denir. Bu, açıkladığımız “Kapı kilitliyken bizim için bir kapı aç.”ın anlamıdır. Yani bütün kapıların kapalı olduğunu gördüğü için, kapıyı çalmaya başlar. Kapının kilitlendiği anda, zaten dua ettiği ve günahın nedeni kendisine bildirildiği zaman, gerçek gözyaşları dökmeye başlar […]. O zaman, vuruşları gözyaşı olarak kabul edilir ve bu, “Tövbe edenlere bir kapı açan” sözünün anlamıdır.

6) Baal HaSulam, Şamati 70- Güçlü Bir El ve Taşkın Bir Gazapla

Sadakatle O’na tutunmak ve Kral’ın sarayına girmek için Yaradan’ın hizmetine girmek isteyenlerin hepsinin kabul edilmediğini bilmemiz gerek. Aksine kişi sınanır; eğer başka hiçbir arzusu yoksa ve yalnız Dvekut (bir olmak, bağlanmak) istiyorsa kişi kabul edilir.

Peki, kişinin yalnız tek bir arzusu olduğu nasıl sınanır? Kişiye engeller verilir. Bu demektir ki, böylece bu yolu bıraksın ve genel halkın yolunu izlesin diye kişiye yabancı düşünceler yollanır.

Eğer kişi tüm bu güçlüklerin üstesinden gelirse ve onu engelleyen tüm bariyerleri kırarsa ve küçük şeyler onu yoldan ayırmazsa o zaman başka bir şeye değil ama yalnız O’na bağlanmasının kabul edilmesini geri çevirmek için Yaradan ona büyük bir Klipot ve arabalar yollar. Bu, Yaradan’ın güçlü bir el ile onu reddettiği anlamına gelir.

7) Baal HaSulam, On Sefirot’un Çalışılmasına Giriş, Madde 133

Bu tıpkı ülkedeki en sadık tebaasını kendisi için seçmek ve sarayında çalışmaları için getirmek isteyen bir Kral’a benzer. Ne yaptı? Genç ya da yaşlı, sarayında çalışmak isteyen herkesin gelmesi için bir ferman yayınladı.

Ancak birçok hizmetkârını sarayın kapısını ve kapıya gelen tüm yolları korumakla görevlendirdi ve onlara saraya yaklaşan herkesi geri döndürmeleri ve kandırarak caydırmalarını emretti.

Doğal olarak, ülkedeki herkes Kral’ın sarayına koşmaya başladı. Ancak çalışkan hizmetkârlar onları açıkgözlülükle reddettiler. Pek çok kişi onları atlattı ve sarayın kapısına yaklaştılar, ancak oradaki korumalar en çalışkan olanlardı ve eğer kapıya yaklaşan olursa onu döndürdüler ve ustalıkla geri çevirdiler, ta ki kişi umudunu yitirip geldiği gibi geri dönene dek.

Ve böylece geldiler ve döndüler, tekrar güçlenip yine geldiler ve döndüler ve böylece günlerce ve yıllarca devam ettiler, ta ki denemekten yorulana dek. Ve sadece onların aralarındaki kahramanlar, sabrı dayananlar korumaları yendi ve kapıyı açtı. Ve onlar anında kendilerini doğru yerde görevlendiren Kral’ın yüzünü görerek ödüllendirildiler.

Elbette o andan itibaren artık kapıya koşup dönerek, onları geri çevirip yanlış yönlendiren ve hayatlarını günlerce ve yıllarca çekilmez kılan korumalarla işleri yoktu. Bunun nedeni artık Kral’ın sarayının içinde onun yüzünün görkeminde çalışmak ve hizmet etmekle ödüllendirilmişlerdi.

8) Baal HaSulam, 34. Mektup

Kral’ın sarayında bulunmak için daha fazla güce ihtiyacımız var, yani ayağa kalk ve dua et ve Yaradan’dan tam arzuyu edinene kadar yorulmadan, kapıyı vurup bekle.

Bu nedenle Kral’ın sarayına girmeden önce bu alışverişi öğrenmek zorundayız, yani Yaradan’dan arzuyu alana kadar gücümüzü toplamayı ve demirden bir sütun gibi durmayı, şöyle yazıldığı gibi: “Durup dinlenme.” Yaradan sessiz kalmış gibi görünse de sen sessiz kalmayı aklından bile geçirme. “Durup dinlenme.” Yaradan’ın sessizlikle amaçladığı şey, hiçbir kusur olmadığında sana Kral’ın sarayında durma gücünü vermektir. Bu nedenle “O’na rahat verme.”

9) Baal HaSulam, 27. Mektup

Bilmeliyiz ki işin sonu kesinlikle bizim değil, Yaradan’ın işidir. Dolayısıyla Yaradan’ın, tanrı korusun çalışmasını bitirip bitirememesinin ölçüsünü sen nasıl bilebilirsin? Bu küstahlık ve sapkınlıktır!

Yaradan senin işi sonuçlandırmadan çalışmanı istese bile “Sen aylaklık etmekte özgür değilsin.” Bu “Tanrın senden ne istiyor?” sözünün anlamıdır. Bu demektir ki, yaratılan varlık sadece şunu bilmelidir: Yaradan… çalışma ve irade… Bu nedenle “Benim için iğne ucu gibi bir tövbe deliği aç.” ifadesinde olduğu gibi, O’nun iradesini tüm kalbinle yerine getir. Bu şekilde kişi Sitra Ahra’nın ona yaklaşmasından korunmuş olur. Eğer kişi bunda tamamlanmış olursa, Yaradan’ın kendi çalışmasıyla kişiyi sona ulaştıracağından emin olur. “Ve arabaların geçebileceği bir açıklığı sana açacağım.”

Ama eğer kişi, işin tamamlanması ve salonun açılması ile ödüllendirilmeyecek kadar bile olsa O’na hizmet etmeye hazır değilse, hiçbir yaltaklık veya yalan ona yardım etmeyecektir.

10) Baal HaSulam, 17. Mektup

“Tövbenin kapısını bana bir iğne deliği kadar aç. Ben sana at arabasının geçtiği kapıyı açayım.” sözünün anlamı budur. Yorum: Bu açıklık giriş veya çıkış için değil, ipliği geçirmek ve çalışmak içindir.

Benzer şekilde, sen sadece Yüce Olanın emirlerine, çalışmasına özlem duyarsan, sonrasında Ben sana hole açılan bir kapı açarım. “Yaşadığım sürece her eylem (İbranice Hol gibi telaffuz edilir) ve yeryüzü Yaradan’ın ihtişamıyla dolacak.” ayetinin anlamı budur.

11) Zohar

“Bana erdemliliğin kapılarını aç.” Bunlar Yaradan’ın oluşturduğu ve erdemlilerin O’na bu kapılardan yaklaşmasını mümkün kıldığı kapılardır.

O, bütün kapıların sonunda, birkaç kilitli bir kapı yaptı. Bu kapıya, tüm üst kapıların son noktası olan Malhut’un Malhut’u denir. Bu son kapı, üst Hohma [bilgelik] için ilk kapıdır. Yani üst Hohma ile ödüllendirilmek ancak özellikle bu son kapıya ulaşıldıktan sonra mümkündür. Üst Hohma’nın edinilmesinde o, ilk kapıdır. Bu nedenle, “Rab korkusu bilgeliğin başlangıcıdır.” yazılmıştır, çünkü “Rab korkusu” Rab’bin bilgeliğinde ilk olan, son kapı olarak adlandırılır.

 12) Rabaş, Not 236, Bütün Dünya Onun İhtişamıyla Doludur

Dünyada Tanrısallıktan başka bir gerçek yoktur ve tüm gizlilik sadece kişinin duyularındadır.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
19 - 0,108