e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Sabah Dersi Materyalleri > Kabala Kütüphanesi > Sabah Dersi 2022 > Sabah Dersi Materyali – Korku – 29 Haziran

Sabah Dersi Materyali – Korku – 29 Haziran

1) Rabaş, Makale 13, Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir? (1988)

Zohar’da (“Zohar Kitabının Tanıtımı”, Madde 191) söylendiği gibi, inancın pek çok derecesi vardır, en önemlisi olan korku, kişinin Efendisinden korkmasıdır, çünkü O büyük ve hâkimdir, bütün âlemlerin özü ve köküdür ve O’nun yanında her şey bir hiçtir.” Bu sözleri yorumlamak bize Yaradan’dan korkmanın üç hali olduğunu öğretir, bunlardan sadece biri gerçek korku olarak kabul edilir: 1) Oğullarının yaşaması için Yaradan’dan korkar ve O’nun emirlerini yerine getirir ve bedensel cezalardan veya malına verilen cezadan korunur. Bu, dünyevi cezaların korkusudur. 2) Kişi, cehennem azabından korkar.

Bu ikisi gerçek korku değildir, çünkü kişi bu korkuları Yaradan emri ile değil, kendi yararını gözettiği için sürdürür. Buradan, kökün, kişisel çıkar/menfaat olduğu sonucu çıkar, korku, kişisel çıkar/menfaatten kaynaklanan bir daldır.

3) En önemli olan korku, Yaradan’dan korkması anlamına gelir çünkü O büyüktür ve her şeye hâkimdir. O büyüktür, çünkü O, tüm dünyaların kaynağı olan köktür.

2) Rabaş, Makale 13, Çalışmada “Halkın Çobanı Bütün Halktır” Nedir? (1988)

Buradan, korku ya da cennetle ilgili en önemli noktanın Yaradan’ın büyüklüğüne inanmak olduğu sonucu çıkar çünkü Yaradan’ın büyüklüğü ve önemi, kişinin kişisel menfaati yerine kendisini Tora ve Mitzvot’a uymaya adamasının nedenidir. Şöyle söylediği gibi “Ve kişi kalbini ve arzularını ‘korku’ denilen yere yerleştirecek. Kralın menfaatine ve buyruğuna uygun olduğu için Yaradan korkusuna isteyerek ve şevkle sarılacak.”

Kişi böyle bir inançla ödüllendirildiğinde, yani Yaradan’ın büyüklüğünü kalbinde hissettiğinde, bedeni ve tüm organları yani arzuları, düşünceleri ve eylemleri tıpkı meşalenin önündeki bir mum gibi Kral’ın önünde iptal olacaktır.

3) Baal HaSulam, Şamati 38 – Yaradan Korkusu O’nun Hazinesidir

Bilgelerimizin dediği gibi “Tanrı korkusu dışında her şey, Tanrı’nın ellerindedir” sebebiyledir, çünkü O, korku dışında her şeyi verebilir. Bunun nedeni ise Yaradan’ın verdiği daha ziyade sevgidir, korku değil.

Korkuyu edinmek manevi çalışma ve ıslahın/sevabın ışığı sayesindedir. Bu demektir ki kişi Yaratıcısına memnuniyet vermekle ödüllendirilmek niyetiyle manevi çalışma ve ıslah/sevap ile meşgul olur. Bu amaç ıslah/sevap eylemlerine ve O’nu edinmeye getiren manevi çalışmasına dayanır. Aksi takdirde kişi kalabilir. Kişi her madde ve ayrıntıda manevi çalışma ve ıslaha/sevaba tutunmasına rağmen, hala, Cansız Kutsallık derecesinde de kalabilir.

Bunu, kişinin manevi çalışma ve ıslah/sevap ile meşgul olma yükümlülüğünün nedenini, her zaman hatırlaması gerektiği, takip eder. Bilgelerimizin “senin kutsallığın Benim adım için olacak” ile kastettiği budur. Bu, “Ben senin amacın olacağım” anlamına gelir, “senin tüm çalışman Beni memnun etme isteğinde olmandır”, anlamındadır, tüm işlerin ihsan etmek için olacaktır anlamına gelir.

4) Baal HaSulam, Şamati 38 – Yaradan Korkusu O’nun Hazinesidir

Hazinesinde, Yaradan sadece Tanrı korkusu servetine sahiptir. (Berahot 33)

Ancak, korku nedir yorumlamamız gerekir; korku kaptır ve hazine bu kaptan yapılmıştır ve tüm değerli şeyler bunun içine yerleştirilmiştir. O dedi ki; Musa hakkında yazıldığı üzere, bilgelerimiz şöyle der (Berachot p 7): “ ‘Ve bakmaya korktuğu için, Musa, yüzünü sakladığı’ için o ‘Efendiye benzer oldu ve o görmek ile’ ile ödüllendirildi.”

Korku, kişinin orada var olan büyük bir zevkten ve kişinin bunu ihsan etmek için almasının mümkün olmayacağından korkması anlamına gelir.

Bunun için ödül, korkuya sahip olmak için, içine üst lütfu almak için, kendine bir kap yapmış olmasıdır. Bu adamın işidir ve bunun yanı sıra, her şeyi Yaradan’a bağlarız.

Oysa korku için böyle değildir, çünkü korkunun anlamı almamaktır. Ve Yaradan ne verirse, alınması için verir ve bu “Tanrı korkusu dışına her şey Tanrı’nın elindedir” sözlerinin anlamıdır.

İhtiyacımız olan kap budur. Aksi takdirde bizler budala olarak kabul edileceğiz, bilgelerimizin dediği gibi “Kim budaladır? Kendine verileni kaybeden.” Bu, eğer ihsan etme amacı ile almayı amaçlamazsak, Sitra Ahra (diğer taraf) bizden bereketi alacak anlamına gelir, çünkü o zaman o Sitra Ahra ve kirli olan, alma kaplarına gider.

5) Rabaş, Not 31, Öğretini Nasıl Seviyorum

“Tanrı böyle yaptı ki, O’ndan korkulacak” sözünün anlamı şudur, hissettiğimiz tüm kötü durum, yalnızca kişinin bulunduğu safhada kalmaması içindir. Yani bir kişi Yaradan’ın büyüklüğünün derecelerinde yükselmedikçe, üstesinden gelemeyecektir ve kişi sadece Yaradan’ın büyüklüğünü hissettiğinde kalbi teslim olur. Bu, Yaradan’ın korku derecelerine tırmanmaya sahip olmak olarak kabul edilir.

Sonuç olarak bu sorular, Yaradan’ın büyüklüğüyle ödüllendirilmesi için, Yaradan’ın onun kalbini ve gözlerini açmasına ihtiyaç duymasına neden olur. Aksi halde, yetiştirilirken edindiği cennet korkusu yeterli gelir. Ancak kötü olanın sorusu ona gelmeye devam ettiğinde, bu onun için yeterli değildir ve kişinin Yaradan’ın büyüklüğünün derecelerini sürekli olarak yükseltmesi gerekir.

6) Rabaş, Not 295, Yedinciyi Kutsayan Herkes – 1

Buradan, birkaç yıl çalıştıktan sonra, kişinin ödül olarak tanımlayabileceği, elde etmesi gereken tek şey olduğu sonucu çıkar: ihsan etme arzusu yani Rav’a, ödül almak için olmadan hizmet etmeyi isteme derecesi.

Tora ve Mitzvot’ta [emirler] kişinin kendini zorlaması gereken tüm emek, yalnızca bunu edinmektir. Buna “cennet korkusu” denir ve “Efendiniz Tanrı sizden ne istiyor?” yazıldığı gibidir,  Sadece Benden korkmanızı.”

7) Baal HaSulam, Şamati 138 – Kişi Bazen Kafasını Korkuyla Meşgul Ederken

Kişi bazen aklını korkuyla meşgul ederken şunu bilmelidir ki, O’ndan başkası yok. Ve eğer kişi hala korkunun üzerinde etkisi olduğu hissi içerisindeyse, kişi bilmeli ki şans eseri diye bir şey yoktur ve kendisine olanı Yaratan yukarıdan vermiştir, sonu düşünebilmesi için ona bir korku gönderilir. Şöyle ki korku kişiye “O’ndan başkası yok” diyebilmesi için getirilmiştir.

Ancak, hala bundan sonra kişi korku hissi içerisindeyse, o zaman kişi bu korkuyu örnek olarak almalı ve Yaratan korkusunun şu anda hissettiği korku kadar güçlü olması gerektiğini söylemeli. Bu şudur, beden yüzeysel korkudan etkilenir ve Yaradan korkusu da tıpkı bedenin etkilenmesi gibidir.

8) Baal HaSulam, Şamati 11- Titreten Bir Sevgi

Mutluluk; sevgi olarak bilinir ve bu hayatta olmaktır. Evinin duvarlarını delik açmadan yapan bir kişi gibi, evine giremez, zira evine girebilmesi için geçeceği bir yer yapmamıştır. Dolayısıyla, eve girebilmesi için duvarda bir oyuk olması gerekir.

Dolayısıyla, sevgi olan yerde, korku da olmalıdır ve oyuk olan yere korku denir. Başka bir deyişle kişi, içinde sanki ihsan etmeye yönelemeyecekmiş, korkusu oluşturmalı.

Şöyle ki, her ikisi olunca bütünlük olur denir. Yoksa her ikisi birbirini iptal etmek ister ve bu yüzden kişi her ikisine de aynı yerde sahip olmalıdır. Bu, aynı zamanda sevgi ve korkuya olan ihtiyacı tanımlar.

Sevgiye var olmak denir, korkuya ise ölüm ve çukur denir. Ancak, ikisi bir arada olursa bütünlük olur. Buna aynı zaman da “iki bacak” denir ki kişi sadece iki bacağı varsa yürüyebilir.

9) Rabaş, Not 410,  Kendini-Sevmek ve Yaradan Sevgisi

Şöyle yazılmıştır, “Yaradan İsrail’e dedi ki, ‘Emin olun, tüm bilgelik ve tüm Tora kolaydır. Benden korkan ve Tora’nın sözlerini yerine getiren herkesin, tüm bilgelik ve tüm Tora yüreğindedir” (Midrash Rabbah, VeZot HaBracha kısmına atıfta bulunduğu, “On Sefirot’un İncelenmesine Giriş “). Korkuyla ilgili olarak, Sulam’da [Zohar Üzerine Merdiven yorumu], Yaradan’a ihsan etmek istediği sevgi davranışı olduğu için Yaradan’a ihsan edememe korkusudur.

Bu nedenle, Yaradan’a seven kişi ihsan etmek ister ve buna “O’na bağlanmak”  Dvekut [yapışma] denir. Bununla Yaradan ona Tora ve bilgelik aktarır. Bundan sonra ona tek ayak üzerinde öğretir, yani başkalarını sevmekle Yaradan sevgi derecesine ulaşacak ve sonra Tora ve bilgelikle ödüllendirilecektir.

10) Rabaş, Makale 6, Dost Sevgisi -2 (1984)

Bir araya geldikleri zaman, her biri, kendini sevmeyi iptal etmek amacı için bir araya geldiğini düşünmelidir. Bu demektir ki şimdi kendi alma arzusunu nasıl tatmin edeceğini düşünmeyecek, fakat mümkün olduğunca sadece diğerlerini sevmeyi düşünecektir. “İhsan etme arzusu” olarak adlandırılan bu yeni niteliği edinme arzusu ve ihtiyacını elde etmenin tek yolu, budur.

Ve kişi, dost sevgisinden Yaradan sevgisine ulaşabilir, yani Yaradan’a memnuniyet vermek isteyebilir.

Bundan çıkan sonuç şudur ki, sadece bu şekilde kişi, ihsan etmenin önemli ve gerekli olduğuna dair bir anlayış kazanır ve bu ona, dost sevgisi aracılığıyla gelir. Bundan sonra, korkudan bahsedebiliriz, yani kişi, Yaradan’a memnuniyet ihsan edemeyeceğinden korkar ve buna “korku” denir.

Bu nedenle, üzerine kutsallığın inşa edilebileceği asıl temel, “Dostunu sev” kuralıdır. Bununla kişi, Yaradan’a memnuniyet ihsan etme ihtiyacını edinir.

11) Baal HaSulam, 19. Mektup

“…Zarafet aldatıcı ve güzellik boşunadır; fakat Tanrı’dan korkan bir kadın kutsanacaktır.” Bu demektir ki, hazırlık sırasında güzellik ve zarafet ortaya çıkar, ama kişinin özlem duyduğu mükemmelliğin özüdür. Ancak, sadece korku ve özlem arzulanan mükemmelliğin özü olduğu için ıslah sırasında yeryüzü “Yaradan’ın bilgisiyle dolu olduğunda” “Zıt bir dünya göreceğim.” Sonra kişi hazırlık sırasında kendine yalan söylediğini hisseder.

12) Zohar, BaMidbar, Tanrı benim ışığım ve kurtuluşumdur, Madde 39

“Tanrı benim ışığım ve kurtuluşumdur; O’ndan nasıl korkmayayım ki?” Âdem üst ışığa gözlerini diktiğinden ve Yaradan onun üstüne parladıktan beri, o ne yukarıdakilerden ne de aşağıdakilerden korkar, yazıldığı üzere, “Ama sizin üzerinize Tanrı yükselecek ve O’nun nuru sizin üzerinizde görünecek.” “Tanrı benim hayatımın sığınağıdır.” Yaradan onu tuttuğu zaman, o kişi dünyadaki hiçbir davacıdan korkmaz.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
19 - 0,086