e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Baruh Halevi Aşlag (Rabaş) > Kabala Kütüphanesi > Notlar > Günah İşleyeceğim ve Tövbe Edeceğim

Günah İşleyeceğim ve Tövbe Edeceğim

Not 249

“Bir kişi ‘Günah işleyeceğim ve tövbe edeceğim’ derse, tövbe etmeyi başaramaz.”‘(Yoma 87). Soru şudur: Neden?

Bunun Mesih hakkında yazılmış olduğunu bulduk “Ve onu Efendi’nin korkusuyla koklayın.” Yaradan’ın korkusunun neden özellikle Ruah’la [ruh, Reyah (koku) gibi hecelenen] karşılaştırıldığını anlamalıyız.

Bir kişinin her zaman Ruah’ı [ruh / rüzgâr] tenefüs etmesi gerektiğini, yoksa hayatını kaybedeceğini görüyoruz. Bu hava girip çıkmalı. Bedenine bir kez soluk aldıktan sonra, onu vermeli ve kısa süre sonra yeni hava solumalıdır. Daha önce soluduğu hava ona yalnızca o an için yardımcı olur ve varlığını sürdürmek istiyorsa derhal yeni havayı solumalıdır.

“Cennet korkusu” denilen manevi hava için de aynı şey geçerlidir. Her seferinde cennet korkusunu yeniden çekmeliyiz yani kişinin üzerine aldığı cennetin krallığının yükünün kabulü yalnızca o an için yeterlidir.

Kişi “İnanç” olarak adlandırılan manevi varlığını sürdürmek istiyorsa, cennetin krallığının yükünü bir kez daha üstlenmelidir ve bu da yalnızca o an için geçerli olacaktır ve kısa süre sonra bir kez daha nefes almak zorunda kalacaktır.

Kişi kendi üzerine aldığı inanç ölçüsünü yitirene kadar beklememeli, sürekli olarak üzerine inancı tekrar tekrar çekmelidir. İnanç hala onun üzerindeyken, cennet korkusunu yenilemeli ve genişletmelidir, tıpkı yeni bir soluk almadan önce tüm havanın solunmasını beklemeyen fiziksel havayı solumada olduğu gibi. Aksine, her seferinde nefesini yeniler, yani önceki hava hala tam güçteyken yeni hava onun yerini alır.

Aynı şekilde, manevi hava ile sahip olduğu inançla hala var olabileceğini hissettiği halde bile sahip olduğu manevi havayı değiştirmelidir; kendin üzerine bir kez daha almalıdır. Bunu yapmazsa, tıpkı kişi fiziksel hayatını kaybettiği gibi, yeni hava solumazsa öleceği manevi hayatını da kaybedecektir.” “Ve onu Efendi’nin korkusuyla koklayın.” ın anlamı budur.

Aynı şekilde maneviyatta da inancı bir kez daha üzerine almazsa ölür. Öldüğünü hissetmese de, öldüğünde bunu hissetmeyen ancak dirilince daha önce öldüğünü bilen bir insan gibidir.

Maneviyatta da böyledir, kişi inancını yenilemediğinde ölü kabul edilir, maneviyat dışında kişi bunu hissetmez. İnanç yükünü bir kez daha üstlendiğinde, bedenin gücü geri alınmamış ve ayrılmış olmasına rağmen, “ölülerin dirilişinde” olduğu gibi, yeni bir enkarnasyon olarak diriltildiği kabul edilir.

Buna göre, bir kişi bir anlığına inancın yükünden feragat ederse, bu bir an için fiziksel yaşamdan feragat etmekle eş değerdir. Kişi bundan vazgeçemeyeceği gibi, manevi yaşamdan da vazgeçemez. Bundan, günah işleyen kişinin öldüğü ve tövbe ederse tamamen farklı bir kişi olduğu sonucu çıkar. Bu, o kişi değil yeni bir yaratılıştır.

‘‘Biri ‘Günah işleyeceğim ve tövbe edeceğim.’ derse, günah işlediğinde ölü sayılır.’’ ın anlamı budur. Bu nedenle, kişi anında öldüğü için bu “tövbe etmeyi başaramayacak” olarak kabul edilir. Diğer taraftan tövbe eden kişi yeni bir beden olarak kabul edilir, yani bu yeni bir enkarnasyon anlamına gelir.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,286