e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

TES 1. Bölüm

TALMUD ESER SEFİROT

(On Sefirot Çalışması)

BÖLÜM BİR

Tzimtzum ve Kav; iki kısım içerir

Kısım Bir

Ohr Ein Sof’un Ne’etzalim’i yaymak ve yaratılanları yaratmak için kısıtlandığı Tzimtzum Aleph meselesini açıklar; beş konuyu içerir:

1. Tzimtzum Ein Sof tüm gerçekliği doldurmadan önce. 2. Yaratılışın nedeni O’nun İsimlerinin ve Ünvanlarının ifşasıydı. 3. Orta noktanın etrafında Ohr’un Tzimtzum’u. 4. Tzimtzum’dan sonra kalan Helal, Agol’dur. 5. Or Ein Sof dengeli olduğu için Tzimtzum da eşitti. Igul’un anlamı budur.

Tzimtzum Ein Sof tüm gerçekliği doldurmadan önce

1. Ne’etzalim ortaya çıkmadan ve yaratılanların (1) yaratılmasından önce, basit Üst Ohr’un (2) tüm gerçekliği doldurduğunu biliniz (3). Boş bir Avir (5) ve Helal (6) gibi boş bir yer (4) yoktu, ancak her şey bu basit, sınırsız Ohr (7) ile doluydu.

Rosh Behina ya da Sof (8) yoktu ama hepsi Ohr Ein Sof (20) adı verilen Basit Ohr (9), tamamen dengede (10) idi.

Ohr Pnimi

Kabala bilgeliğinin tamamının, zaman ya da yer kaplamayan manevi meseleler üzerine kurulduğunu unutmayın. Değişime veya yokluğa maruz kalmazlar ve bu bilgelikte konuşulan tüm değişiklikler, ilk formun yok olduğu ve yerini farklı bir formla değiştirdiği anlamına gelmez. Yukarıdaki değişiklik daha çok ek bir form gerektirirken, birincisi, yerinden hareket etmez çünkü yokluk ve değişim maddi davranışlardır.

Yeni başlayanlar için zordur çünkü onlar zaman, mekân, değişim ve değişimin maddi sınırları yoluyla meseleleri algılarlar. Ancak, yazarlar, bunları sadece Üst Köklerine işaret etmek için bir işaret olarak kullandılar.

Bu nedenle her kelimeye manevi kimliğini, mekândan, zamandan ve değişimden ayrı olarak vermeye çalışacağım. Bu kelimelerin anlamlarını iyice ezberlemek okuyucuların üzerine kalmıştır çünkü onları her seferinde tekrarlamak imkansızdır.

1. Manevi zaman sorunu Histaklut Pnimit Bölüm 9, madde 33’te ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.

2. Bu, Yaradan’ın Atzmut’undan genişleyen Ohr’a işaret eder. Kabala bilgeliğinde ortaya çıkan tüm isimlerin ve unvanların hiçbir şekilde Yaradan’ın Atzmut’unda değil, sadece O’nun Atzmut’undan genişleyen Ohr’da olduğunu bilin. Ama O’nun Atzmut’u ile ilgili tek bir kelime bile söyleyemeyiz çünkü kural, edinmediğimiz hiçbir şeyin adını bilmeyiz. Bunu hatırlayın, başarısız olmazsınız.

3. Olamot’un yaratılmasından önceki zamandan bahsettiği için, bu görünüşte şaşırtıcıdır. Öyleyse, Ohr Elyon’un doldurması gereken hangi gerçeklik var burada? Mesele şu ki, var olan ve düzeltilmelerinin sonuna kadar tüm olaylarıyla yaratılacak olan, tüm Olamot ve Neshamot (ruhlar), Ein Sof’a tam ölçü ve ihtişamıyla dâhil edilmiştir.

Dolayısıyla, gerçekte önümüzde fark etmemiz gereken iki temel ilke vardır:

    1. Ein Sof’da sabittirler ve tam ölçüleri ve ihtişamıyla var olurlar.
    2. Tzimtzum Aleph’den sonra beş Olamot olarak düzenlendiler, aşağıya doğru asıldılar ve yenilendiler: Adam Kadmon, Atzilut, Beria, Yetzira, Assiya.

Rav, O’nun Atzmut’undan uzanan Ohr Elyon’un “tüm gerçekliği” doldurduğunu yani Tzimtzum’dan önce Ein Sof’daki var oluş ile ilgili ilk ilkenin tüm gerçekliğini ifade ediyor. Ohr Elyon’un, düzeltme ve mükemmelliğin herhangi bir şekilde eklenebileceği boş bir yer kalmayana kadar onları tamamen doldurduğunu söylüyor.

4. Bu, Olamot oluşturulmadan önce, sadece Ein Sof olduğu anlamına gelir. “Boş yer” yoktu yani Ohr Elyon o yeri doldurması ile düzeltilmeyi gerektirecek bir yokluk yeri olmadığı anlamına geliyordu. Tachtonim’in kendilerini ayırt etmesine ve bütünlüğüne bir şeyler eklemesine yer yoktu.

Tzimtzum nedeniyle düzeltmeler için bir ihtiyaç ve boş yer ortaya çıktı. Ancak bu kitabın maddi bir yerden söz ettiğini düşünerek hatada bulunmayın.

5. Bu, herhangi bir şekilde maddi havaya işaret etmez; fakat bu isimle anılan manevi bir Ohr vardır. Her tam Partzuf’ta iki Behinot (özellikler) vardır: Ohr Hohma ve Ohr de Hassadim.

Or Hohma, Partzuf’un Atzmut’udur yani canlılığıdır. Ohr Hassadim sadece Partzuf’taki Ohr Hohma üzerindeki kıyafet olarak çalışır çünkü Ohr Hohma, ilk önce Ohr Hasadim’i giyinmezse Partzuf’a nüfuz edemez.

Bununla birlikte, bazen, Partzufim Katnut’ta olduğunda, Ohr Hasadim’den daha fazlasına sahip değildir. Oh Hassadim’in, Avir veya Ruach olarak adlandırıldığını bilmelisiniz. Tek başına, Ohr de Hohma olmadan, Ohr Hohma’nın boş olduğu anlamına gelen “boş Avir” denir. Sonra Ohr Hohma’nın onu giyinip doldurmasını bekler.

Rav bize, Olamot oluşturulmadan önce yani Ein Sof’da, böyle boş bir Avir’in gerçekte var olmadığını çünkü orada herhangi bir yokluk olmadığını söyler.

6. Bu kelimeyi anlamak için önce manevi bir Kli’nin özünü bilmelisiniz. Ne’etzal, Maatzil’den rızkını aldığından, mutlaka Ratzon (arzu) ve Shefa’yı, O’ndan almak için özlem duyduğu anlamına gelir.

Bu Ratzon ve özlem miktarının, Ne’etzal’da bulunan varlığın tamamı olduğunu bilin. Bu nedenle Ne’etzal’de, bu maddeden olmayan her şey, artık maddesiyle değil Maatzil’den aldığı Shefa ile ilgilidir.

Ayrıca, bu madde, Gadlut’u ve her Neetzalin, her Partzuf’un ve her Sefira’nın seviyesini belirler. Ohri Elyon’un Maatzil’den Hitpashtut’u kesinlikle ölçülemez, ancak Shefa’yı sınırlayan Ne’etzal’dir çünkü alma arzusundan daha fazla ya da daha az alamaz. Maneviyattaki kriter budur çünkü orada bir baskı yoktur; tamamen Ratzon’a bağlıdır.

Bu nedenle bu alma arzusuna, Ne’etzal’in “Alma Kabı” diyoruz. Bu onun maddesidir, bu nedenle Maatzil olarak kabul edilmez ve Ne’etzal olarak adlandırılır. Ne’etzal, Maatzil’de bulunmayan bir madde ile tanımlanır çünkü Maatzil’de kesinlikle alma arzusu yoktur çünkü O kimden alacak ki?

Şimdi Katnut’tan Gadlut’a kadar bu maddede nasıl dört derece olduğunu açıklayacağız. Dördüncü derece, almanın Gadlut’udur, Olamot oluşturulmadan önce sadece Ein Sof’da tamamdır. Tzimtzum’a tabi olan bir tek odur ve bundan sonra onun, Ein Sof’dan aldığı her Shefa’dan boşaltıldığını ve boş bir Helal olarak kalışını açıklayacağız. Rav, Olam oluşturulmadan önce yani Ein Sof’da, bu boş Helal’in olmadığını söylediğinde bunu ifade eder.

7. Bu, aşağıdakilerin, eylemleri yoluyla ekleyebilecekleri hiçbir şey olmadığı anlamına gelir.

8. Rosh ve Sof terimleri aşağıda açıklanacaktır.

9. Küçük ve büyük ayrımı yapmamanın anlamı, her şey eşittir, demektir.

10. Derecelerin belirlendiği Zakut ve Aviut’un olmadığı yerdir. Bu ayrımlar sadece Tzimtzum’un yenilenmesiyle sağlandı.

20. Sormalıyız: Ein Sof’ta edinimimiz olmadığına göre, o zaman O’nu ismiyle nasıl tanıyoruz? Sonuçta, her isim, O’na erişimimizdeki edinimimize göre tanımladığımız isimdir, O’ndaki edinimimizle belirlenir. İsmin, yalnızca O’na ulaşmadaki olumsuzluğa işaret ettiğini söyleyerek, kendimizi mazur gösteremeyiz çünkü o zaman O’na “Ulaşılamaz” adını vermeliydik.

Mesele şu ki, bu isim, Ein Sof ve altındaki tüm Olamot arasındaki tüm farkı gösterir. Tzimtzum, Ein Sof’dan sonra gerçekleşti. Böylece, her yerde bu kuvvet uyanır, Ohr’u kısıtlar ve o yerde He’arah’yı bitirir.

Bu nedenle herhangi bir Partzuf’taki, herhangi bir Sof ve Sium sadece Tzimtzum’dan gelir. Dahası, Olamot’taki tüm varlıklar ve onların çeşitli dolguları, Sof ve Sium’dan dolayı ortaya çıkıyor ve yeniliyor.

Buna Ein Sof denir çünkü Tzimtzum orada geçerli değildir, orada herhangi bir son olmadığını gösterir. Bununla, bu Ohr’un Pashut olduğunu ve tamamen eşit olduğunu söyleyebiliriz çünkü biri diğerine bağlıdır.

Yaratılışın nedeni O’nun İsimlerinin ve Unvanlarının İfşasıydı

2. Olamot’u yaratmak için basit Ratzonuna (30) yükseldiğinde ve Olamot’un yaratılmasının nedeni olan tapularının, isimlerinin ve ünlemlerinin mükemmelliğini ortaya çıkarmak için, Ne’etzalim’i ortaya çıkardığında,

O’nun basit Ratzon’unun üzerine yükseldiği, Olamaot’u yaratmak ve O’nun eserlerinin, isimlerinin, unvanlarının mükemmelliğini aydınlığına getirmek için Ne’etzalim’i ortaya çıkardığı zaman,

Ohr Pnimi

30. Ein Sof’da, “O’nun basit Ratzon’unun üzerine yükseldi” diyebileceğimiz, herhangi bir kavramdan daha yüksek bir Ratzon’unun nasıl olduğunu merak etmemize gerek yok. Yukarıda söylenenleri anlamanız gerekir, her Ne’etzel’de zorunlu olarak Shefa’yı Maatzil’den almak için bir istek vardır.

Ancak Ein Sof’da “basit Ratzon” dur çünkü “O Birdir ve O’nun Adı Birdir.” Ein Sof’daki Ohr’a, O denir ve alma arzusuna, O’nun Adı denir ve onlar herhangi bir biçimde ayrılık olmaksızın basit bir birliktedir.

Bununla birlikte, burada ele alınan birlik ve ayrılığı, hareket, yakınlık ve uzaklık ile ayırt edilen maddi birlik ve ayrılığa benzememeliyiz. Çünkü manevi öz herhangi bir yer kaplamaz.

Bunu söyledikten sonra, maneviyattaki ayrılmanın sadece Shinui Tzura aracılığıyla gerçekleştiğini bilmelisiniz. Bu nedenle manevi bir şey, mevcut Tzura’nın aksine ek bir Tzura alırsa, bir olmayı bırakır ve iki ayrı varlık haline gelir. Birbirlerine olan mesafeleri, formlarının karşıtlığı ile ölçülür.

Tıpkı bedensel varlıkların, yakınlık ve uzaklık yoluyla birbirine bağlanması ve ayrılması gibi, ruhsal varlıklar da form farklılıklarına ve denkliklerine göre bağlanır ve ayrılır. Shinui Tzura onları birbirinden ayırır ve Hishtavut Tzura onları bir araya getirir. Bunu unutmayın, zira bu, bilgeliğin anahtar unsurudur.

Şimdi yukarıda adı geçen “O Birdir ve O’nun Adı Birdir.” sözünün anlamını ve bu kadar titiz olduğumuz, Ein Sof’daki basit birliği anlayacaksınız. Gerçekten de bu birlik Yüce Olan’ın mucizelerinden biridir.

Maatzil ve Ne’etzel arasındaki, Maatzil’de var olmayan ama Ne’etzal’da var olan, alma arzusunun oluşturduğu farka tanık olduk. Bu Shinui Tzura yüzünden Ne’etzal, Maatzil’den ayrıldı ve Maatzil yerine Ne’etzal anlamına gelen kendi ayrı ismini aldı.

Yukarıdaki açıklama bizi yanıltabilir; “O” olarak adlandırılan Ohr Ein Sof’un “O’nun İsmi” olarak adlandırılan Ein Sof’a yani Ohr denen alma arzusu ve “O” denen Shefa’ya tamamen bağlı olmadığı düşünmemize yol açabilir. Bunun nedeni şudur; O’nun Atzmut’undan uzanan Ohr Elyon’a  “O” denir, O’nun tek bir niteliği vardır, ihsan etmek, O’nda hiçbir  alma arzusu Tzura’sı yoktur.

Bununla birlikte, alma isteği olan “O’nun Adı” olarak adlandırılan Ein Sof, açıklandığı gibi, hiçbir alma arzusu olmayan Ohr Elyon’dan farklıdır ve Shinui Tzura’nın ayırdığını biliyoruz. Ancak, Midrash ve Rav bize bunun böyle olmadığını söylüyor. Bunun yerine, “O Birdir ve Basit Birlikteki Adı Birdir.” aralarında hiçbir fark olmadığı anlamına geliyor.

“O” ile “O’nun İsmi” arasında mutlaka bir form farkı olmasına rağmen, orada tamamen etkisizdir. Bunu anlamıyoruz ama şüphesiz öyle. Bununla ilgili, Ein Sof’da herhangi bir algı veya düşüncenin olmadığı söylenir çünkü bu konu idrakimizin üzerindedir (bir sonraki maddede daha ayrıntılı olarak tartışılacaktır).

Orta noktanın etrafında Ohr’un Tzimtzum’u

3. Ein Sof daha sonra Kendisini (40) orta noktasında (50), tam ortada, Ohr’u sınırlandırdı ve (60) bu orta noktanın (70) etrafındaki kenarlara sürükledi.

Ohr Pnimi

40. “O Bir ve Adı Bir” sözünün anlamını zaten biliyorsunuz. Ein Sof’a dahil olma arzusu ile ilgili Shinui Tzura olmasına rağmen, bu hala Ohr Elyon arasında herhangi bir ayrım yaratmaz ve onlar basit bir birlik içindedir.

Yine de bu Shinui Tzura, Olamot’un yaratılmasının gerekçesi ve gereği haline geldi, Rav’un ​​dediği gibi, “O’nun işlerinin mükemmelliğini, isimlerini ve unvanlarını ışığa çıkarmak”. Olamot’un yaratılması ve onların Olam ha Zeh’e doğru zincirleme açılımı, almak için değil ama yalnız Yaradan’ı memnun etmek için, Tora ve Mitzvot’u çalışmaya yer vermek için yenilendi ve yaratıldı.

O zaman Neshamot, kendi içlerinde bulunan ve onları Maatzil’den ayıran alma arzusunun biçimini tersine, O’na memnuniyet ihsan etme formuna çevirebilir hale gelir ki bu, O’nun arzusudur (bakınız madde 90). Bu, Dvekut (yapışma) ve birleşme adı verilen Maatzil ile Hishtavut Tzura’dır. Öyle ki, o zaman, alma arzusunun biçiminden çıkarıldılar ve zaten Maatzil’in Kendisi’nin formu olan, ihsan etme arzusunun biçimini aldılar.

Hishtavut Tzura’nın manevi olanı, bir haline getirdiğini zaten biliyorsunuz. Bu nedenle Olamot önceki durumlarına geri döner.

Rav’ın “Yaratmak için O’nun basit Ratzon’una yükseldiğinde vb.” sözlerinin anlamı budur. “Yükseldi” demek, formunu Ohr Elyon ile eşitlemek için kendisine yerleştirilmiş olan alma arzusunun ölçüsünü azaltarak, arınmayı ve Dvekut’u arttırdığı anlamına gelir.

Ein Sof’da, Malchut de Ein Sof ya da “O’nun Adı” denen alma arzusunun, Shinui Tzura’sı nedeniyle Ohr Elyon ile Dvekut’ta herhangi bir sıkıntısı yoktu. Bununla birlikte, formunu Ohr Elyon ile eşitlemek ve Behina Dalet adı verilen büyük alma arzusundan ayrıldı ve Ohr Elyon’a daha güçlü tutunmak için kendini süsledi.

Tzura’nın yakınlığı, Dvekut’u yapar. Ratzon Pashut olan, Malchut de Ein Sof anlamına gelen “yükseldi” ifadesiyle ifade edildi ve Ohr Elyon’a yükseldi ve alma arzusunu azalttı.

Rav’ın sözlerinin anlamı budur, “Ein Sof sonra kendini kısıtladı.” Yukarıda, Shefa ve Ohr’un tüm ölçüsünün ve Ne’etzal’in yüksekliğinin, onun içindeki alma arzusunun miktarı ile ölçüldüğü zaten açıklanmıştır (madde 6).

Böylece, yukarıdaki Malhut de Ein Sof, kendini kısıtladığı ve alma arzusunu azalttığı için, Ohr ve Shefa, arzunun azlığı nedeniyle ayrıldı. Tzimtzum’un anlamı budur. Arzunun yükselişi, Shefa ve Ohr’ın oradan ayrılmasına neden oldu.

50. Şaşırtıcı çünkü orada, ne Rosh ne de Sof yok, peki, nasıl orta var? Dahası, burada maddi bir konuyla mı uğraşıyoruz? Mesele şu ki, Ein Sof’da da mutlaka bir alma arzusu olduğu açıklanmıştı. Bununla birlikte, büyük ve küçük ayrımları olmaksızın Ratzon Pashut’tur çünkü orada alma arzusu, herhangi bir ayrım yapan Shinui Tzura olarak kabul edilmez. Sonuç olarak, Or Elyon’dan hiçbir şekilde daha düşük değildir.

Ohr Elyon’un Ne’etzal’de tam ve kalıcı bir şekilde alacak olanı ortaya çıkarmadan önce, dört derece genişlemesi gerektiğini bilmelisiniz. Bunun nedeni alma arzusunun, Shoresh’ten Ohr Hitpashtut’a dahil edilmesidir ve bu nedenle Ohr Maatzil’den ayrıldı ve kendi adını aldı yani Maatzil’den Hitpashtut anlamına geliyor.

Alma arzusunun bu Shinui Tzura’sı onun içine dahil edilmediği sürece, Maatzil’den ayrılan ve yer değiştirmiş olan Hitpashtut olarak hala bir Maatzil olarak kabul edildi. Çünkü maneviyattaki tek fark Shinui Tzura’dır (bakınız madde 6 ve Histaklut Pnimit).

Bununla birlikte, bu Ratzon Ne’etzal’ın gücü tarafından ifşa edildiği sürece, Ne’etzal’de hala kalıcı değildi. Bunun anlamı şudur; Ne’etzal’in kendi gücü tarafından alma arzusunun ortaya çıktığının düşünülmesi için, önce Ne’etzal’ın, Shefa’yı almak için özlem duyması gerekir.

Bu özlem, ancak Shefa’ya sahip olmadığında olabilir çünkü ancak o zaman, alma arzusunu, kendi gücüyle ortaya çıkarmayı istemesi mümkün olur. O zaman, alma kapları kalıcı olarak tamamlanır.

Ayrıca bilmelisin ki, Maatzil’un her Ohr Hitpashtut’u, alma arzusundan oluştuğu gibi, ihsan etme arzusundan da oluşmalıdır. Aksi takdirde, Maatzil ve Ne’etzal form karşıtlığı içinde olurlardı, bu da tam bir ayrılık anlamına gelir ve form karşıtlığı, tıpkı batının doğudan ayrılışı gibi onları birbirinden uzaklaştırırdı.

Bu nedenle, Maatzil’den genişleyen her Ohr, ihsan etme arzusu ile birleştirilmelidir, böylece Ne’etzal, Maatzil ile form yakınlığına sahip olacaktır. Ne’etzal’de ihsan etme arzusu ortaya çıktığında, bu uyanışla ilgili olarak Maatzil’den kendisine büyük bir Ohr Nimshach ortaya çıkar. Bu Ohr’a, her zaman Ohr de Hassadim denir.

Alma arzusunun dahil edildiği Maatzil’in Hitpashtut Aleph’ine, her zaman Ohr de Hochma veya Ohr de Atzmut denir. Bu iki tip Orot’u ezberlemelisiniz.

Ohr de Hassadim olan ikinci Ohr, Ohr de Hochma olan ilk Ohr’dan çok daha düşüktür. Çünkü Hitgabrut ve Ne’etzal’ın kendi gücüyle uyanması, formunu Maatzil ile eşitlemek istediği için genişletilir, bu nedenle kendini yoğunlaştırır ve ihsan etme isteğine doğru uyanır.

Bununla birlikte, Hitpashtut Aleph’den olan Ohr de Hochma, doğrudan Maatzil’den Nimshach olur ve Ne’etzal’in onun uzantısında bir yeri yoktur. Bu nedenle ondan çok daha yüksektir.

Bu nedenle Or Hohma, Neetzal’in Atzmut ve Haiut’u (gıda) olarak kabul edilir. Ohr de Hassadim ise sadece Ne’etzal’in tamamlanmasındaki düzeltmeler için olan Ohr olarak kabul edilir.

Şimdi dört Behinot’u ve her Neetzal’de olması gereken dereceleri anlayacaksınız. Önce, Ohr, yalnızca “alma arzusu” nu içeren Ohr Hohma olarak Maatzil’den genişler. Bu Behina Aleph’tir.

Daha sonra, ihsan etme isteği, bu Ohr’da yoğunlaşır ve Ohr de Hasadim’i uzatır. Bu Hitgabrut, Behina Bet olarak kabul edilir. Sonra bu Ohr de Hassadim, yoğun bir şekilde genişler (aşağıda açıklanacaktır) ve bu Behina Gimel’dir.

Yukarıdaki üç Behinot tamamen ortaya çıktıktan sonra, Hitpashtut Aleph’e dahil olma arzusunun gücü yeniden uyanır ve Ohr Hohma’yı bir kez daha çeker. Bu, Partzuf’ta kalıcı alma arzusunu tamamlar, özlem olarak ortaya çıkar; Ohr Hochma olmadığında, Partzuf’ta Ohr Hochma olmadığı ama Ohr Hassadim olduğu zaman, Behina Gimel’den sonra Neetzal Ohr Hochma’ya özlem duyabilir.

Onun içinde, alma arzusunu belirleyen ve Hitpashtut Aleph’de bulunmayan alma kaplarını tamamlayan, bu özlemdir. Bu nedenle alma kapları sadece Hitgabrut Bet olarak da adlandırılan, bu Behina Dalet’te tamamlanır.

Behina Dalet, Ein Sof’da tamamlandığında, Tzimtzum onun içinde meydana geldi yani Behina Dalet’ten alma arzusunun ayrılması, Ohr Ein Sof’un oradan ayrılmasına neden oldu.

Bu, her Bir Neetzal’de bulunması gereken dört Behinot’un açıklamalarını tamamlar. Behina Aleph’e, Hitpashtut Aleph veya Hochma denir; Behina Bet’e Hitgabrut Aleph veya Bina denir; Behina Gimel’e Hitpashtut Bet veya Zeir Anpin denir; Behina Dalet’e Hitgabrut Bet veya Malchut denir.

İki genişleme erkek olarak kabul edilir çünkü onlar, Maatzil’den uzanan Shefa’dır. Hitpashtut Aleph, Ohr Hochma’nın Shefa’sı ve Hitpashtut Bet, Ohr de Hassadim’in Shefa’sıdır. İki Hitgabruiot (Hitgabrut için pl.) iki dişi olarak kabul edilir çünkü onlar, Neetzal’in uyanışı ve Ratzon’un kendi gücüyle yoğunlaşmasıdır.

İlk Hitgabrut, Ohr de Hassadim için Shoresh haline gelen ihsan etme iradesi için, Ne’etzal’in içindeki uyanıştır ve Hitgabrut Bet, Ne’etzal’ın alma arzusu için uyanması ve Partzuf içinde tamamlanmış bir alma kabı haline gelmesidir. Bu, her zaman Behina Dalet olarak anılır.

Bu Behina Dalet’e Ein Sof’daki “Orta Nokta” denir. Rav’ın, “Kendisini orta noktasında kısıtladı” derken, bahsettiği şeydir. Böyle adlandırılır zira ölçülemez ve sınırsız olan Ohr Ein Sof için bir alma kabıdır.

Bu nedenle Ohr’un iç ve orta noktasında olduğu gibi, Ohr, onun etrafında döner ve sınırsızca ona tutunur. Ancak böylece Ohr Elyon’u ölçüsüz ve sınırsız bir şekilde sürdürebilir.

Bununla birlikte, Tzimtzum ve aşağıdaki alma kaplarında yani alt Ne’etzalim’de, Ohr’larını Pnimiut ve Toch’larında tutan kaplar vardır. Bu, onların dört Behinot’u olan Kelim’in duvarlarının, Aviut’ları nedeniyle içlerindeki Ohr’a bir Gevul ve bir ölçüm yerleştirdiği anlamına gelir.

Ancak, Ohr ve Kli’nin basit bir birliktelikte olduğu Ein Sof’da yani “O Bir ve O’nun Adı Bir olduğunda” (madde 30’a bakınız), Kli, sahip olduğu Ohr’u sınırlamaz. Dolayısıyla içindeki Ohr Ein Sof olarak kabul edilir.

Şimdi Ein Sof’daki orta nokta konusunu ayrıntılı olarak açıkladık. Maddi ve somut bir yer veya bölgeye atıfta bulunmadığını gösterdik ve Ein Sof ile bütünleşmiş olan Behina Dalet, Ohr Elyon ile basit birliğini göstermek için bu isimle çağrılır. Ayrıca, bu orta noktadaki Tzimtzum yukarıda açıklanmıştır (bakınız madde 40).

60. “Manevi mesafe” terimi 30. maddede zaten açıklanmıştır. Ein Sof ve orta nokta arasında yani Ohr ve Kli arasında herhangi bir mesafe olmadığı açıklanmıştır.

Ancak, Ohr’u orta noktadan kısıtladıktan sonra, Ohr’dan bir Shinui Tzura ortaya çıkardı. Çünkü Ohr’un alma arzusu yoktur ama asıl mesele, Ohr’dan farklı olan alma arzusudur. Tzuraları farklı olduğu için, aralarındaki fark kadar birbirlerinden uzaktırlar. Rav’ın “sürüklendi” kelimesinde kastettiği budur.

70. Yukarıda belirtilen dört Behinot’a, “dört taraf” da denir. Rav bize, Tzimtzum’un sadece, Behina Dalet anlamına gelen, orta noktada olmasına rağmen, Ohr’ın yine de dört Behinot’tan ayrıldığını söyler. Bu maneviyatta kısmilik olmadığı için oldu ve böylece üç Behinot’tan da ayrıldı.

Tzimtzum’dan sonra kalan Helal, Agol’du.

4. Sonra orta noktadan boş bir yer (80), Avir ve boş bir Helal vardı.

Bakınız, bu Tzimtzum, o boş orta noktanın (90) etrafında dengeliydi, öyle ki Helal yer her tarafta Agol, tamamen eşitti (100). Bir Meruba (kare) veya dik bir açı şekli yoktu, çünkü Ein Sof da kendisini her tarafta eşit bir Igul gibi kısıtlamıştı.

Ohr Pnimi

80. Daha önce 4. ve 5. maddelerde açıklanmıştır.

90. Anlamı, büyük ve küçük ayrımı gözetmeksizin, orta noktadaki Shinui Tzura, Ohr’un ondan ayrılmasıyla zaten açığa çıktığından bunu merak etmemeliyiz. Sonuç olarak, küçük ölçümler de zorunlu olarak biri diğerinden daha küçük olarak belirlenir.

Örneğin, Behina Gimel orta noktadan daha saftır çünkü alma arzusunun ölçüsü, Behina Dalet’ten daha azdır. Benzer şekilde Behina Bet, Behina Gimel’den daha saftır çünkü alma arzusu, Behina Gimel’den daha küçüktür ve Behina Aleph en saf olanıdır çünkü Shinui Tzura’sı en az belirgin haldedir.

Bu durumda, derecelerde büyük ve küçük bir farklılaşma var. O halde, Rav neden Tzimtzum’un bu noktanın etrafında eşit olduğunu söylüyor? Cevap, Tzimtzum’un orta noktayı bir Sof’a dönüştürmediğidir. Başka bir deyişle, Ohr Shinui Tzura’sından dolayı noktayı terk etseydi, o zaman kesinlikle en düşük derece anlamına gelen bir Sof olur.

Bu durumda, daha önce gelen üç Behinot’u orta noktadan daha önemli, diğerinin üstünde olarak görürüz. Ancak, böyle değildir çünkü Tzimtzum, o noktadaki Shinui Tzura nedeniyle gerçekleşmedi. Bu olamaz çünkü hala onunla Ohr arasında Shinui Tzura bulunmayan, Malchut de Ein Sof ile ilgileniyoruz; her ikisi de basit bir birlikteliktedir yani O Birdir ve O’nun Adı Birdir.

Tzimtzum, sadece O’nun Ratzon Pashut’u Olamot vb. yaratmak istediği için meydana geldi (bkz. Madde 40). Bunun anlamı şudur ki O, Olamot’un yaratılmasıyla ortaya çıkmaya yazgılı olan Hishtavut Tzura’nın yani alma formunun, Yaradan’a memnuniyet vermek formunda olmasını ister.

Bunda büyük bir erdem vardır: bir yandan, tam ihsan etme çünkü Ratzon, sadece kendi ‘benliğine’ değil Yaradan’a memnuniyet vermektir. Bu, Tzura’yı, Maatzil’in Ohr Elyonu ile tamamen eşit ve O’na tamamen bağlanmış yapar.

Öte yandan, alma kabını süresiz ve sonsuz olarak derinleştirmek ve arttırmak mümkün olur. Bunun nedeni, şimdi alma biçiminin ihsan etme iradesinden gelmesi yüzünden, herhangi bir Shinui Tzura oluşturmamasıdır.

Bilgelerimiz şöyle söylemişlerdir; eğer o, önemli bir kişiliğe sahipse, eğer evlilik sermayesini verirse ve “Bununla beraber kutsalım” diyorsa, o zaman kutsallaştırılır. Torah’da “eline verir” şeklinde yazılır yani evlilik sermayesini verecek olan kocadır.

Ancak, önemli olduğu için, kadının ondan aldığı memnuniyet vermekle, tam olarak aynıdır. Ondan para alan önemli bir kişinin, ona para vermesine benzer. Torah’da yazılıdır “ve eline verir” çünkü sadece kadına memnuniyet vermek, onu almakla onurlandırmak için alır.

Yukarıdan, Tzimtzum’un birincil nedeninin, Olamot’un yaratılmasıyla ortaya çıkacak olan, ihsan etme arzusu için yeni formda bir alma arzusu olduğunu öğreniyoruz (bkz. Madde 40). Ancak, orta noktada hissettiği Aviut yüzünden, bu böyle olmaz çünkü orada hiçbir Aviut ve fark yoktur.

Bu nedenle orta nokta, Tzimtzum nedeniyle bir Sof haline gelmedi. Böylece, küçük bir maddeyi büyük olandan ayırt etmek imkansızdır. Bu yüzden Rav, Tzimtzum’un “tamamen eşit” olduğunu yazıyor.

100. Bu, Tzimtzum nedeniyle oluşan bazı şekiller olması gerektiği anlamına gelir, ancak Tzimtzum, Shinui Tzura yüzünden değildi, dengeli bir şekilde (yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı gibi) idi. Tzimtzum ve Ohr’un bu orta noktadan ayrılmasından sonra, Ohr Elyon’un, alma Gadlut’undan Tzura’sı nedeniyle tutunmak için uygun olmadığı anlaşılır.

Bu bilindiği için, o Ein Sof’daki derecesinden düştü ve şimdi mümkün olan en düşük Aviut anlamına gelen, Sof olarak kabul edildi. Sadece bu orta nokta, Ohr’u giydirmek için uygun olmayan boş bir Helal olarak kaldı (madde 6’ya bakın) ve erdem ve saflıktaki üç eski Behinot, Tzimtzum’dan sonra bile Ohr’u giydirmek için hala uygundu.

Yukarıda (önceki maddede) belirtilen nedenden dolayı onun bir Sof haline gelmediğini açıkladık. “Helal’in yeri, her tarafta Agol idi, tamamen eşit” dediğinde, Rav’ın katiyetinin anlamı budur. Bunun gerçek bir Sof olmadığını söylemek ister ama Sof’unun ortada olduğu, yuvarlak bir resimdeki Sof gibidir.

Bu dört Behinot’u soğan kabuğu gibi birbirinin içindeki dört daireyle karşılaştırabilirsiniz. Merkezi Igul, Behina Dalet’tir ve Behina Gimel ile çevrilidir ve o, Behina Bet ile çevrilidir ve o da Behina Aleph ile çevrilidir. Bu şekilde yukarı veya aşağı, sağ veya sol yoktur.

Örneğin, Behina Aleph bir yarısında hepsinin üstünde, diğer yarısında hepsinin altında ve bu yüzden tüm Behinot’un içindedir. Bu nedenle burada yukarı veya aşağı, sağ veya sol yoktur. Onların erdemleri arasında bir fark yoktur ve hepsi tamamen eşittir.

Tzimtzum’un nedeninin Shinui Tzura olmadığı, daha önce açıklanmıştır (yukarıdaki maddede). Bu aynı zamanda Rav’ın “Agol her tarafında, tamamen eşittir.” katiyetinin de anlamıdır.

Ohr Ein Sof eşit olduğu için Tzimtzum da eşitti. Igul’un anlamı budur.

5. Nedeni, Ohr Ein Sof tamamen dengeli olduğu için, kendisini her taraftan eşit bir şekilde kısıtlaması ve bir tarafta diğerlerinden daha fazla kısıtlamamasını gerektirdi.

Geometri biliminde, Igul’un görüntüsü (200) kadar hiçbir imgenin dengeli olmadığı bilinmektedir. Bununla birlikte, şişkin dik açı, Meshulash (üçgen) (400) ve diğer tüm görüntülerle Meruba (300) için durum böyle değildir. Bu nedenle Tzimtzum’un bir Igul formuna sahip olması gerekiyordu.

Ohr Pnimi

200. Bir önceki maddede daha önce açıklanmıştır.

300. Orada yukarı ve aşağı, sağa ve sola bir ayrım olsaydı, bu dört tarafı içeren bir Meruba görüntüsünde ve Behinot’un dört ismi olarak görünecektir. Bununla birlikte, öyle değildi ama bu ayırt edişleri içermeyen bir Igul şeklindedir.

400. Behina Dalet’ten yoksun, üç tarafı olan, yukarı, sağ ve sol olmak üzere üç Behinot’a sahip bir dereceyi belirtir. Alt tarafı eksiktir, bu nedenle adı Meshulash’dır.

Kısım İki

Ohr Ein Sof’un bir Kav’ı Olamot’a nasıl yaydığını ve kısıtlanan Helal yerine nasıl ortaya çıktığını açıklar; beş konuyu içerir:

1. Ein Sof’dan Helal’e uzanan bir Kav. 2. Kav’ın ​​Rosh’u, Sium’a değil Ein Sof’a dokunur. 3. Ohr Ein Sof, Kav üzerinden Olamot’a doğru genişler. 4. Tüm Olamot, kısıtlanmış olan Helal’ın yerindedir. 5. Tzimtzum’dan önce O Bir’di ve Adı Bir’di ve zihin O’nu edinemezdi.

Ein Sof’dan Helal’e uzanan bir Kav

1. Yukarıdaki Tzimtzum’dan sonra Helal ve boş, Ohr Ein Sof’un ortasında, boş bir Avir kaldı (1). Sonra Ne’etzalim ve Nivraim (yaratıklar) ve Yetzufim (yaratımlar) ve Naasim (şekillenmişler) için bir yer var oldu.

Daha sonra bir Kav Yashar, Or Ein Sof’dan (2), Or Agol’undan (3) yukarıdan aşağıya doğru (4) genişledi ve aşağıya doğru, o Helal’e asıldı.

Ohr Pnimi

1. Orta noktadaki, Ohr’un Tzimtzum’u yoluyla Ein Sof’da herhangi bir değişikliğe neden olduğu düşüncesine kapılmayın. Maneviyatta, hele ki böylesine yüce bir yerde, hiçbir değişiklik ve noksanlık yoktur.

Yukarıdaki Tzimtzum, Ein Sof’a ek olarak yeni bir öz haline geldi. Böylece Ein Sof, Tzimtzum’dan önce olduğu gibi, tamamen sade birliğinin içinde, “O Birdir ve O’nun Adı Birdir” şeklinde, olduğu gibi kaldı.

Orta noktadaki Tzimtzum, Ohr ayrıldığı ve yukarıda açıkladığımız gibi boş bir Helal bıraktığı için, yeni bir Olam olarak algılanır. Helal’ın yerinde bütün Olamot ortaya çıktı.

2. Bu eylemi, – birisinin bir şey yaptığı, sonra başka bir şey yaptığı ve artık ilk eylemi yapmadığı,- insani bir eylem olarak, yüzeysel anlamda algılamamalıyız. Bundan daha büyük bir maddileştirme olamaz çünkü O, değişime ve olaylara maruz kalmaz.

Yazılmıştır: “Ben Efendiyim, Ben değişmem.” O’nun Atzmut’unu değil yalnızca, O’ndan genişleyen Ohr’u tartışıyoruz. Bununla birlikte, Atzmut’unda bir değişiklik, olay ve hareket olmadığı ve O kayıtsız şartsız, tamamen sükûnet içinde olduğu için, Ne’etzal’a ulaşmadığı yani Kelim’i giydirmediği sürece, O’ndan genişleyen Ohr da böyle olmalıdır.

Ancak o zaman, O’nun Atzmut’undan çıkıp, yenilenip, O’ndan alan bir Ne’etzal haline gelir. Bu yenilemenin, öncelikle Ne’etzal’ın Kli’sinde yani Ne’etzal’de alma arzusu üzerinde olduğunu açıklamıştık. Bu Ratzon manevi olmasına rağmen yine de bir Hidush Tzura ve bir olaydır çünkü O’nun Atzmut’u bunu gerektirmez.

Bununla birlikte, onu giyinen Ohr yenilenmez çünkü Atzmut’tan, var oluştan var olan olarak uzanır. Ohr Elyon’un harekete geçirilmesi, Kli’nin ölçüsüne göredir yani Kli etkilenir ve Ohr Elyon’u bir Hidush olarak alır ki bu gerekli bir olaydır.

Şunu bilmelisiniz ki; tüm bu yenilikler ve derecelerin birbirine bağlanması, sadece Kli’yi ve onun Ohr Elyon’dan alışını etkiler çünkü sadece bu değişime ve çoğalmaya tabidir. Ancak, Ohr’un kendisi, O’nun Atzmut’undan genişlediğinden, her zaman tamamen sükûnet içindedir. Bunu iyi anlayın ve ilmin geri kalanını öğrenirken her kelimesini hatırlayın.

Yukarıdakilere göre, Ohr Elyon’un, bir an bile yaratılanlar için parlamayı bırakmadığını iyice anlayabilirsiniz. Değişim ve yeniliklere tabi değildir, ancak tam bir sükûnet içindedir. Tüm Tzimtzum’un meselesi ve yukarıda bahsedilen Ohr’un terk edişi, sadece Kli üzerindeki ve onun alımı yani orta noktası üzerindeki etkisi ile ilgilidir.

Başka bir deyişle, Ohr Elyon parlamayı bırakmasa da Kli, Heâre’sinden hiçbirini almadı çünkü kendini azalttı. Orta noktası olan Behina Dalet’inde, almamak ama sadece alma arzusu zayıf, ihsan etme arzusu baskın olan, önceki üç Behinot’ta (bkz. Madde 50) almak için alma arzusunu azalttı.

Böylece, Or Elyon, Tzimtzum’dan etkilenmedi ve yolunu değiştirmedi. Tıpkı Ein Sof’da olduğu gibi, Tzimtzum sırasında ve Tzimtzum’dan sonra ve tüm Olamot’ta, Olam Assiya’da bile aydınlandı. Bir dakika bile parlamayı bırakmadı ama tüm bu değişiklikleri yapan Kelim’dir çünkü sadece kendi ölçülerine göre alırlar, bu alma arzusun ölçüsüdür.

Artık Rav’ın sözlerinin ne anlama geldiğini anlayabilirsiniz, “Bir Kav Yashar, Ohr Ein Sof’dan uzatıldı.” Bunun anlamı şudur; Halal’ın yerinin kendisi yani Ohr Hozer’den boşalan Kli, alma isteğinde azaltılarak yenilenmesi nedeniyle Ein Sof’ta Kav’ın Hamshacha’sına neden olur.

Behina Dalet’in Tzimtzum’undan sonraki mevcut alımının ölçüsüne, Kav denir yani Behina Dalet’teki tüm yeri dolduran, önceki alımıyla ilgilidir. Ancak, şimdi bu büyük alma arzusuna değil ama sadece alma arzusu zayıf olan Ratzon’un, sadece önceki üç Behinot’una sahiptir. Bu, Kli’nin, Ohr Ein Sof’un çoğunu değil sadece bir Ohr Kav’ını alması olarak kabul edilir.

Kli’nin tüm yeri, Ohr’dan boş ve açıkta kalır çünkü şimdi aldığı küçük Ohr, Kli’nin her yerini doldurmak için yeterli değildir. Bu, Behina Dalet’in kendini azaltmak istemesi nedeniyle olmuştur.

Ohr Elyon’un, Tzimtzum tarafından tamamen durdurulmadığını ve Ohr’u bir Kav olarak genişletecek şekilde değiştirmediğini görüyoruz. Bunun yerine, tüm bu büyük değişiklik, arzusunun ölçüsüne göre, Ohr Ein Sof’dan, Kav denen, çok küçük bir ölçüden daha fazlasını alamayan, alma kapları nedeniyle olur. Çünkü o, bu ölçüden daha fazlasını istemez.

3. Agol (yuvarlak) görüntünün anlamını daha önce açıklamıştık (Bölüm 1, madde 100). Bize, Tzimtzum’dan sonra bile, Ohr Elyon’un dereceleri ayırt etmeden, Igul şeklinde kaldığını söylüyor. Orada, onun dört Behinot’u eşit erdemdedir ve Ohr Elyon’un değişime ve hadiselere maruz kalmamasının nedeni budur. Yukarıdaki bu oluşlar ve yenilikler sadece Kelim ile ilgilidir.

4. Maddesel terimleri hiçbir şekilde tartışmadığımızı unutmayın. Bunun yerine, daha fazla Zach daha yüksek ve daha fazla Av daha düşük olarak adlandırılır. Maatzil’in Ohr Hitpashtut’u olarak algılanabilen ve Ne’etzal’e nüfuz eden her şey, öncelikle, Ne’etzal’de bulunan, Shinui Tzura’nın yenilenmesi olarak kabul edilir. Başka bir deyişle, Maatzil’de bulunmayan ve onun içinde yenilenen alma arzusuna gönderme yapar.

Bu nedenle Ne’etzal, Maatzil’den çok uzak, Av, düşük ve aşağı olarak kabul edilir. Tüm bunları yapan, onu Maatzil yapan ve Neâetzal olmaktan ayıran şey, Shinui Tzura’dır.

Ayrıca, bu Shinui Tzura’nın yani alma arzusunun, tek bir anda ortaya çıkmadığını, fakat dört Behinot üzerinde yavaşça tasarlandığını da bilmelisiniz. Formu sadece Behina Dalet’te tamamlandı.

Bu nedenle alma arzusunun tüm formunun, en zayıf olanının, dört Behinot’un ilk Behina’sı olduğu ortadadır. Bu Behina, Maatzil’e en yakın, daha önemli, daha saf ve daha yüksek olarak kabul edilir çünkü onun Shinui Tzura’sı, takip eden üç Behinot’unki kadar büyük değildir.

Ratzon’u, Behina Aleph’den daha büyük olan Behina Bet, Maatzil’den daha uzak, daha Av, daha düşük ve gerçekten de ilk Behina’dan daha aşağı olarak kabul edilir. Son olarak, Behina Dalet, Maatzil’den en uzak, daha düşük, daha fazla Av ve hepsinden daha aşağıdır.

Bu yüzden Rav, Kav Nimshach’ın, yukarıdan aşağıya doğru yani ilk Behina’dan ileriye doğru (ve sonuna kadar değil) yani en düşük olana doğru olduğunu yazıyor. Yukarı ve aşağının yukarı maddesi, Kav’ın ortaya çıkmasıyla yenilenmiştir. Kav aydınlanmadan önce yani Tzimtzum sırasında, orada yukarı veya aşağı hiçbir şey yoktu (bakınız Bölüm 1, madde 100).

Ancak, Ohr’u sadece bir Kav olarak yani dört Behinot’un tamamında değil, sadece ilk üç Behinot’unda aldıktan sonra, Behina Dalet, Ohr olmaksızın karanlık kaldı. Ancak şimdi, Behina Dalet’in düşük, Av ve aşağılık olduğu ve saflıklarına ve Maatzil’e yakınlıklarına göre önceki üç Behinot’un, onun üzerine dikilmiş olduğu bilinir hale gelir. Bununla birlikte, Tzimtzum sırasında, Ohr, dört Behinot’un hepsini aynı anda bıraktığında, dereceler arasındaki bu ayrım henüz gerçekleşmemişti.

Kav’ın Rosh’u Sium’a değil Ein Sof’a dokunur.

2. Kav’un ​​Üst Rosh’u (5) Ein Sof’dan genişledi ve ona dokundu (6), ancak o Kav’ın Sium’u sonuna kadar (7) Ein Sof’a dokunmuyor.

Ohr Pnimi

5. Dört Behinot’un, ilk Behina’sının anlamı (yukarıdaki maddeye bakınız).

6. Üst Rosh olan Behina Aleph, Maatzil’e yani Ein Sof’a en yakın olanıdır. Bu nedenle Ona dokunuyor olarak kabul edilir çünkü Behina Aleph’deki Shinui Tzura, onu Maatzil’den ayıracak kadar belirgin değildir.

7. “Sonuna kadar aşağı”, en uzak ve en alçak Behina Dalet anlamına gelir (Bölüm 2, madde 4). Ohr Elyon’u almaz ve bu nedenle Ohr Ein Sof’a dokunmaz ve ondan ayrı olarak kabul edilir.

Ohr Ein Sof Kav üzerinden Olamot’a doğru genişliyor

3. Or Ein Sof bu Kav boyunca uzanıp genişledi.

Tüm Olamot, kısıtlanmış olan Helal’ın yerindedir.

4. Oradaki Helal’in yerinde tüm Olamot’u oluşturdu, yarattı ve şekillendirdi. (8).

Ohr Pnimi

8. Bu, Atzilut, Beria, Yetzira, Assiya diye adlandırılan, sayısız içsel Olamot’u içeren dört Olamot’u ima eder. Bu dört Olamot, yukarıdaki dört Behinot’tan uzanır: Behina Aleph’den Atzilut; Behina Bet’ten Beria; Behina Gimel’den Yetzira ve Behina Dalet’ten Assiya.

Tzimtzum’dan önce O Bir’di ve O’nun Adı Bir’di ve zihin O’na ulaşamaz.

5. Bu dört Olamot (9) öncesinde, Ein Sof harika ve gizli birlik içinde, O Bir ve O’nun Adı Bir (10) idi. O’na yakın olan açılar (20) bile Ein Sof’un gücüne ve kazanımına sahip değildir, çünkü O’na ulaşabilecek yaratılmış bir zihin yoktur, çünkü O’nun yeri yoktur, sınırı yoktur, adı yoktur (30).

Ohr Pnimi

9. Tüm Olamot’u içeren Atzilut, Beria, Yetzira, Assiya (yukarıdaki maddeye bakınız). Her şeyden önce yani Tzimtzum’dan önce, bu dört Behinot diğerinin üstünde (bkz. Bölüm 2, madde 4) ama basit Birlik (Bölüm 1, madde 30) olarak kabul edilirdi. Basit Birlik’in anlamı, Ohr ve Kli arasında bir ayrım ya da bir derece ayrımı olmamasıdır, O Birdir ve O’nun Adı Birdir (bkz. Bölüm 1, madde 30).

10. “O”, Ohr Elyon’u ima eder. “O’nun Adı”, mutlaka orada olması gereken alma isteğini ifade eder (bakınız Bölüm 1, madde 30). O’nun Adı (Gimatria’da) Ratzon, alma arzusunu ima eder.

20. Bunun anlamı şudur, şimdi, Olamot oluşturulduktan sonra, manevi olarak en yakın yaratışlar olan açılar bile Ein Sof’a erişemezler.

30. Ein Sof’da, O Bir ve O’nun Adı Bir olduğu, hiçbir yer olmadığı ve Kli belirgin olmadığı için, yaratılanın zihni O’na erişemez, zira Kli olmadan edinim olmaz.

Histaklut Pnimit

İlk olarak, zaman, mekân ve hareketle hiçbir ilgisi olmayan manevi meselelerle uğraşırken ve dahası, Tanrısallıkla uğraşırken, bunu ifade ve tasavvur edecek sözlerimiz olmadığını bilmelisiniz. Tüm kelime dağarcığımız, hayali duyuların hislerinden alınır. Peki, hissetmenin ve hayali duyguların hüküm sürmediği yerlerde bize nasıl yardımcı olabilirler?

Örneğin, kelimelerin, Orot (Işıklar) gibi, en incesini ele alırsanız, bu az çok güneşin ışığına veya duygusal bir tatmin ışığına benzer ve bunları ödünç alır. Öyleyse, Tanrısal meseleleri ifade etmek için nasıl kullanılabilirler? Kesinlikle okuyucuya doğru bir şey sağlayamazlar.

Herhangi bir ilmi araştırmada yapıldığı gibi, bu kelimelerin yazılı ilmi müzakereleri ifşa ettiği yerde, bu daha da doğrudur. Tek bir yetersiz kelime bile başarısız olursa, okuyucu anında yönünü kaybedecek ve tüm bu konuda, elini koyacak ve yürüyecek bir yer bulamayacaktır.

Bu nedenle Kabala bilgeleri, “dalların dili” diyebileceğimiz, özel bir dil seçtiler. Bu dünyada, Üst Dünyadaki Şoreş’inde başlamayan hiçbir öz ya da hal yoktur. Dahası, bu dünyadaki her varlığın başlangıcı, Üst Dünya’dan başlar ve sonra bu dünyaya asılır.

Böylece, bilgeler sorunsuz bir dil bulmuş ve başarılarını ağızdan ağza ve yazılı olarak kuşaktan kuşağa birbirlerine iletebilmişlerdir. Bu dünyadaki, kendi kendini açıklayan, dalların isimlerini, -sanki üst dünyadaki sistemin içindeki üst Şoreş’ni işaret ediyormuş gibi- aldılar.

Bu, Kabala kitaplarında sıkça bulduğumuz şaşırtıcı ve hatta insan ruhuna yabancı bazı ifadelerle ilgili olarak zihninizi rahatlatmalıdır. Çünkü kendilerini ifade etmek için, bu dili yani dalların dilini seçtikten sonra, artık daha düşük derecesi nedeniyle bir dalı kullanmayı bırakamazlardı.  Dünyamız, bunun yerine başka bir dalın alınmasını önermedikçe, istenen konsepti ifade etmek için bunu kullanmaktan kaçınamazlardı.

İki kılın aynı kıl-kökünden beslenmemesi gibi, aynı Şoreş ile ilgili iki dalımız da yoktur. İlmin içindeki, o aşağı ifade ile ilişkili, bu nesneyi imha etmek de imkansızdır.

Böyle bir kayıp, bilgeliğin tüm alanında bozulma ve karışıklık yaratacaktır, çünkü dünyada meselelerin neden ve sonuç yoluyla, bu kadar birbirine geçtiği başka bir bilgelik yoktur. Kabala bilgeliğinde, meseleler tek bir uzun zincir gibi yukarıdan aşağıya bağlantılı ve bağlıdır.

Böylece, kötü isimleri daha iyi isimlere çevirme ve değiştirme iradesi yoktur. Her zaman, tam olarak üst Şoreş’i işaret eden dalı sağlamalıyız ve incelemekte olan okuyucuya, kesin doğru tanımı sağlayana kadar özen göstermeliyiz.

Gerçekten de, gözleri cennetin manzaralarına açılmamış olan ve bu dünyanın dallarının Üst Dünyalardaki kökleri ile bağlantılarında yetkinlik kazanmamış olanlar, duvarlara çarpan kör gibidirler. Tek bir kelimenin bile gerçek anlamını anlamayacaklar, çünkü her kelime Şoreş ile ilgili bir daldır.

Ancak kişi, kendisini sözlü dilde açıklamaya hazır, gerçek bir bilgeden yorum alırsa, -bu gerekli olan, bir dilden diğerine yani dalların dilinden konuşulan dile çeviri gibidir- ancak o zaman manevi terimi olduğu gibi açıklayabilir.

Bu yorumda, açıklamakta sorun yaşadığım şey, bu Eser Sefirot’u, Tanrısal bilge ARİ’nin bize öğrettiği gibi, manevi saflıklarında, maddesel terimlerden ari olarak açıklamaktır. Böylece, herhangi bir acemi, herhangi bir maddileşme ve hata yapmadan bilgeliğe yaklaşabilir. Bu Eser Sefirot’tu anlayarak, bu bilgelikteki diğer meseleleri nasıl inceleyeceğini ve nasıl kavrayacağını bilecektir.

Kısım Bir

“Bilin ki Ne’etzalim, yaratılanları oluşturmadan ve yaratmadan önce, Basit Üst Ohr tüm gerçekliği doldurmuştu.” Bu sözler açıklamayı gerektirir: Olamot oluşmadan önce Ohr Pashut’un doldurduğu bir gerçeklik nasıl var olmuştu? Ayrıca, kitapta belirtildiği gibi, O’nun işlerine ve Işığına mükemmellik getirmek üzere, Tzimtzum için Ratzon’un ortaya çıkması, orada zaten bir istek vardı anlamına gelir.

O’nun içinde, Tzimtzum’un meydana geldiği orta nokta meselesi de oldukça şaşırtıcıdır, çünkü daha önce ne Rosh ne de Sof olmadığını söylemiştik, peki orta nasıl oluyor? Aslında bu kelimeler denizden daha derindir ve bu yüzden onların yorumlarını açıklamalıyım.

Tüm realitede, Ein Sof’da bulunmayan, tek bir şey yoktur. Dünyamızdaki çelişkili terimler, “O Birdir ve O’nun Adı Birdir,” içinde kapsanır

1. Şunu biliniz, bu dünyada, duyularımız tarafından algılananlar ya da zihnimizin gözü tarafından algılanan ve Yaradan’a dahil olmayan tek bir varlığın bile özü yoktur, çünkü hepsi bize O’ndan gelir. Kişi, içinde olmayanı verebilir mi?

Bu konu kitaplarda zaten inceden inceye açıklanmıştır. Bu kavramların, bizim için ayrı veya zıt olduğunu görmeliyiz. Örneğin, Hohma terimi, tatlılık teriminden farklı olarak kabul edilir. Hohma ve tatlılık birbirinden iki ayrı terimdir. Benzer şekilde, operatör terimi, kesinlikle operasyon teriminden farklıdır. Operatör ve onun operasyonu zorunlu olarak iki ayrı kavramdır ve dahası tatlı ve acı gibi zıt terimlerle ifade edilir. Bunlar kesinlikle ayrı ayrı incelenir.

Ancak O’nun içinde, Hohma, zevk, tatlılık ve acımasızlık, operasyon ve operatör ve diğer farklı ve karşıt formların hepsi, O’nun Ohr Pashut’unda tek ve bir olarak içerilir. Aralarında “Bir, Eşsiz ve Birleşik” terimi gibi hiçbir ayrım yoktur.

“Bir” tek bir eşitliği belirtir. “Benzersiz”, O’ndan uzanan her şeyin, tüm bu çoklukların O’nun içinde, O’nun Atzmut’u kadar yegâne olduğuna işaret eder. “Birleşik”, birden fazla eylemde bulunmasına rağmen, hala bunları gerçekleştiren tek bir güç olduğunu ve hepsinin Bir olarak geri döndüklerini ve birleştiklerini gösterir. Gerçekten de bu tek form O’nun operasyonlarında görünen tüm formları yutar.

Bu çok ince bir konudur ve her zihin buna tahammül edemez. Ramban bize “Tek, Eşsiz ve Birleşik” kelimelerinde ifade edilen, O’nun eşsizliği konusunu zaten açıklamıştı.

Sefer Yetzira’ya (Yaratılış Kitabı) yaptığı yorumunda, Bir, Eşsiz ve Birleşik arasındaki farkı açıklar: O, Tek Bir Kuvvet ile hareket etmek için birleştirdiğinde, “Birleşik” olarak adlandırılır. O, hareketi böldüğünde, O’nun her bir parçasına Eşsiz denir ve O, tek bir dengede iken O’na Bir denir, şimdiye kadarı O’nun sade sözleridir.

“Tek Bir Kuvvet ile hareket etmek için birleştirir,” diyerek, O’nun birliğine layık olarak, ihsan etmek için çalışmak istediğini ve O’nun operasyonlarının değişmediğini söylemek ister. Operasyonlarını farklılaştırdığı zaman, “O’nun hareketini bölmek” için bölündüğünde ve iyilik ve kötülük yapıyormuş gibi göründüğünde, o zaman “Benzersiz” olarak adlandırılır çünkü tüm farklı operasyonlarının tek bir sonucu vardır: iyilik.

O’nun her bir eylemde benzersiz olduğunu ve O’nun çeşitli operasyonlarıyla değişmediğini görüyoruz. Tek bir dengede iken ona “Bir” denir. “Bir”, O’nun Atzmut’una işaret eder, tüm karşıtların tek bir dengede olduğuna. Rambam’ın yazdığı gibi: “O’nda, bilen, bilinen ve bilgi birdir, çünkü düşünceleri düşüncelerimizden, yolları bizim yollarımızdan çok daha yüksektir.”

İhsan etmede iki anlayış: onu edinmeden önce ve onu edindikten sonra.

2. Manna’yı yiyenlerden öğrenmeliyiz. Manna “Gökyüzünden Ekmek” olarak adlandırılır, çünkü bu dünyada kıyafet giyerken gerçekleşmez. Bilgelerimiz, herkesin tadına bakmak istediği her şeyi tattığını söylemiştir.

Bu, içinde zıt formlara sahip olması gerektiği anlamına gelir. Birisi tatlı tadı, diğeri ise kekremsi ve acı tadı aldı. Böylece, Manna’nın kendisinde her iki karşıttın birlikte olması gerekiyordu, çünkü kişi kendinde olmayanı verebilir mi? Aynı taşıyıcıda iki karşıt nasıl bulunabilir?

Bu nedenle, basit olması ve her iki lezzetten de yoksun olması zorunludur, ama sadece maddesel alıcı ona, istediği tadı ayırt edebileceği şekilde dahil edilir. Aynı şekilde manevi her şeyi algılayabilirsiniz: kendi içinde benzersiz ve basittir, ama dünyadaki tüm formların çoklu çeşitliliğinden oluşur. Maddesel bir alıcının eline düştüğünde, o ruhsal özde birleşen diğer tüm biçimlerin aksine, içinde ayrı bir form ayırt eden alıcıdır.

Bu nedenle O’nun ihsanında daima iki farkındalığı ayırt etmeliyiz:

  1. Hala o henüz Ohr Pashut’a dahil iken, edinmeden önceki Şefa Elyon’un özünün formu.
  2. Sonra Shefa alındıktan, böylece alıcının özelliklerine göre ayrı bir form edinilir.

Neshama’yı Tanrısallığın bir parçası olarak nasıl algılayabiliriz?

3. Şimdi Kabalistlerin Neshama’nın özünü hakkında yazdıklarını anlamaya başlayabiliriz: “Neshama, yukarıdaki Tanrı’nın bir parçasıdır ve ‘Bütünden’ değiştirilmiş değildir, fakat Neshama bir parçadır, ‘Bütün’ değildir. Bir dağdan oyulmuş bir taş gibidir; dağın özü ve taşın özü aynıdır ve kaya ile dağ arasında bir ayrım yoktur, ancak kaya bir ‘parça’ dağ ise ‘bütündür.’”

Onların sözlerinin özü budur. Dağdan oyulmuş bir taşa benzer olarak, Tanrısallığın bir parçası olmak ve O’ndan ayrı olmak nasıl oluyor, bunu anlamak çok şaşırtıcı ve çok zor görünür.  Taş, bir balta ve balyozla dağdan oyulabilir ancak Tanrısallık ile uğraşırken, bu nasıl ve neyle ayrılabilir?

Maddi olan bir baltayla bölündüğü gibi, manevi olan da Shinui Tzura ile bölünür,

4. Konuyu açıklığa kavuşturmadan önce, maneviyattaki ayrılığın özünü açıklayacağız: Manevi varlıkların sadece Shinui Tzura ile birbirinden ayrıldığını biliniz. Başka bir deyişle, bir manevi varlık ikinci bir Tzura edinirse, o zaman artık bir değil, iki olur.

Bunu size, manevi olan insanların ruhlarında açıklayayım: Bu manevi kurala göre şu bilinmektedir, basit bir biçimde, ruhların parladığı bedenler kadar çok ruh vardır. Ancak, her biri bir diğerinden Shinui Tzura ile ayrılırlar.

Bilgelerimiz, “Yüzleri aynı olmadığı gibi, fikirleri de aynı değildir,” dediler. Guf, ruhların Tzura’sını ayırt eder ve belli bir ruhun iyi bir ruh mu yoksa kötü bir ruh mu olduğunu söyler; ayrılmış formlar için de bu aynıdır.

Şimdi görüyorsunuz ki, fiziksel bir madde oyulmuş, parçalanmış ve her bir parça arasındaki mesafeyi arttırmak için bir baltayla ve hareketle ayrılırken, manevi bir madde, Shinui Tzura tarafından parçalarına bölünür, kesilir ve ayrılır. Parçalar arasındaki mesafe, farklılıkları kadardır, bunu iyi hatırlayın.

Ein Sof’la ile ilgili olarak, yaratılışta Shinui Tzura nasıl olabilir?

5. Artık Olam ha Zeh’te, insanların ruhlarında bu açıktır. Bununla birlikte, yukarıda Tanrı’nın bir parçası olduğunu söyledikleri Neshama’da bu açık, hala açık değildir; Tanrısallıktan, “Tanrısal Bir Parça” diyebileceğimiz noktaya nasıl ayrıldığı hala belirsizdir.

“Shinui Tzura” yoluyla dememeliyiz çünkü Tanrısallığın, Ohr Pashut olduğunu zaten söylemiştik, ki O, Bir, Eşsiz ve Birleşik Olarak, formların tüm çeşitliliğini ve dünyadaki formların karşıtlığını içerir. Bu durumda, Neshama içinde, onu Tanrısallıktan ayırabilen ve O’nun bir parçası yapabilen, nasıl bir Shinui Tzura olabilir?

Gerçekten bu soru, Tzimtzum’dan önce Ohr Ein Sof için geçerlidir çünkü önümüzdeki gerçekte üst ve alt, tüm Olamot, iki farkındalık ile ayırt edilir:

  1. İlk anlayış, Tzimtzum’dan önce olduğu gibi, tüm gerçekliğin biçimidir. O zaman her şey olmadan Gevul’suz ve Sof’suzdu. Bu anlayışa Ein Sof denir
  2. İkinci görüş, Tzimtzum’dan aşağıya doğru tüm gerçekliğin biçimidir. Sonra her şey sınırlandı ve ölçüldü. Bu anlayışa, dört Olamot denir: Atzilut, Beria, Yetzira, Assiya.

O’nun Atzmut’unda, hiçbir algı olmadığı bilinmektedir; edinmediğimiz hiçbir şeyin adı ve unvanı yoktur, onu nasıl bir adla tanımlayabiliriz ki? Her isim, edinim gerektirir. O ismi edindiğimize işaret eder. Bu nedenle O’nun Atzmut’unda hiçbir isim ve unvan olmadığı kesindir. Bunun yerine, tüm isimler ve unvanlar, O’nun Ohr’undadır.

Bu Ohr, O’ndan ve Tzimtzum öncesi O’nun Ohr’unun Hitpashtut’undan genişler, Gevul’suz ve Sof’suz tüm gerçekliği doldurur ve ona Ein Sof denir. Bu yüzden Ohr Ein Sof’un kendi içinde ve O’nun Atzmut’unu terk ettikten sonra dışarda, -ki böylece onu ismiyle tanımlayabiliyor ve ona, Neshama diyoruz- nasıl tanımlandığını anlamalıyız.

 

Bilgelerimizin şu sözü hakkında açıklama: “Bu nedenle, Neshamot’un ödülü için çalışma ve çaba gösterme vardır, çünkü ‘Kendisine ait olmayanı yiyen, başkasının yüzüne bakmaya korkar.’”

6. Bu ulvi yeri biraz anlamak için, daha fazla ayrıntıya girmeliyiz. Önümüzdeki bütün bu gerçekliği ve genel amacını araştıracağız. Amacı olmayan bir operasyon var mı? Önümüzdeki, aşağıdaki ve yukarıdaki dünyalardaki, O’nun icat ettiği tüm bu gerçekliğin amacı nedir?

Gerçekten de bilgelerimiz bize, birçok yerde, tüm dünyaların, yalnız Tora ve Mitzvot’u yerine getiren İsrail’in yaratıldığını öğretirler ve bu iyi bilinir. Ancak, bilgelerimizin şu sorusunu anlamalıyız; “Olamot’un yaratılmasının amacı, O’nun yaratıklarını memnun etmek ise, neden bu maddesel, bulanık, çamurlu ve işkence dolu dünyayı yarattı? Bu olmadan, kesinlikle Neshamot’u istediği kadar memnun edebilirdi. O, Neşama’yı neden böyle iğrenç ve pis bir Guf’un içine getirdi?”

Bunu, “Kendisine ait olmayanı yiyen, başkasının yüzüne bakmaya korkar,” ayeti ile açıkladılar. Bu, herhangi bir bedava hediyede, bir utanç kusuru olduğu anlamına gelir. Neshamot’u bu lekeden kurtarmak için çalışma olan, bu dünyayı yarattı. Bu nedenle emeklerinin tadını çıkaracaklar, çünkü işlerinin karşılığında ücretlerini Bütün’den alırlar ve bu nedenle utanç lekesinden kurtulurlar.

Yetmiş yıl çalışmak ve sonsuz zevk arasındaki bağlantı nedir ve neden bundan daha büyük bir bedava hediye bulamazsınız?

7. Bu sözler, baştan sona şaşırtıcıdır. Birincisi, ilk amacımız ve duamız “Bize bedava bir hediye verin” dir. Bilgelerimiz, bedava bir hediye hazinesinin sadece dünyadaki en yüksek ruhlar için hazırlandığını söylediler.

Cevapları daha da şaşırtıcıdır: Bedava hediyelerde, büyük bir kusur olduğunu yani bedava bir hediyenin her alıcısının, utanç ile karşılaştığını söylediler. Bunu düzeltmek için, Yaradan, iş ve emeğin olduğu bu dünyayı, bir sonraki dünyada emekleri ve işleri için ödüllendirilecekleri şekilde hazırladı.

Ama bu bahane çok garip. Bu, kişinin arkadaşına şöyle demesi gibi: “Benimle bir dakika çalış, ben de sana hayatının geri kalanında, dünyadaki her zevki ve hazineyi vereceğim.” Gerçekten bundan daha büyük bir bedava hediye yoktur çünkü ödül, çalışma ile karşılaştırılamaz. Bu geçici, değersiz dünyadaki iş, ebedi dünyadaki ödül ve haz ile karşılaştırılıyor.

Sonsuz dünyaya kıyaslandığında, geçici dünyanın ne değeri var ki? Ödülün kalitesine kıyasla, değersiz olan emeğin kalitesi için bu daha da böyledir.

Bilgelerimiz şunları söyledi: “Yaradan, her bir erdemli kişiye 310 dünyayı miras vermeye yazgılıdır.” Ödüllerin bir kısmının, çalışmaları karşılığında verildiğini söyleyemeyiz ve geri kalanı bedava bir hediye, o zaman ne işe yarar? Utanç lekesi hala kalacaktır! Gerçekten de sözleri sözlük anlamıyla alınmamalıdır, çünkü kelimelerinde derin bir anlam vardır.

Tüm gerçeklik, tek bir düşünce ile doğdu ve yaratıldı. O, operatördür; operasyonun kendisidir ve gerçekte ardından koşulan ödülün ve çabanın özü odur.

8. Onların sözlerini açıklamadan önce, O’nun dünyaları ve önümüzdeki gerçeği yaratma düşüncesini anlamalıyız. O’nun operasyonları, bizim yolumuz gibi pek çok düşünce tarafından ortaya çıkmadı. Yani O, Bir, Eşsiz ve Birleşiktir; O, Basit olduğu için O’ndan yayılan Orot’u da -form çokluğu olmaksızın- Basit ve Birleşiktir. Söylendiği üzere, “Düşüncelerim, sizin düşünceleriniz değildir, yollarınız da Benim yollarım değildir.”

Bu nedenle tüm isimlerin, tüm unvanların ve tüm yukarı ve aşağı Olamot’un hepsinin, tek bir eşsiz ve birleşik Ohr Pashut olduğunu anlamalı ve farkına varmalısınız.

Yaratan’dan, uzanıp gelen Ohr, düşünce, operasyon, operatör ve kalbin düşünebileceği ve tasarlayabileceği her şey, O’nun içinde tek ve aynı şeydir.

Böylece, tüm bu -Elyonim ve Tachtonim- gerçekliği, ıslahın son halinde, tek bir düşünce ile ortaya çıkmış ve yaratılmış olarak muhakeme edip anlayabilirsiniz. Bu tek düşünce tüm operasyonları gerçekleştirir, tüm operasyonların özü, bu çalışmanın amacı ve özüdür. Ramban’ın “Bir, Eşsiz ve Birleşik” diye açıkladığı gibi, bunun kendisi, tam bir mükemmellik ve ardından koşulan ödüldür.

Tzimtzum meselesi, nasıl mükemmel bir operatörden eksik bir operasyonun ortaya çıktığını açıklar.

9. Rav, bu kitabın ilk bölümlerindeki, Tzimtzum meselesini ayrıntılı bir şekilde açıklar, zira bu çok ciddi bir konudur. Çünkü tüm yolsuzlukların ve tüm farklı eksikliklerin, O’ndan uzaması ve gelmesi gerekliliği vardır.

Şöyle yazılmıştır; “Işığı oluşturdum ve karanlığı yarattım,” fakat o zaman, yozlaşmalar ve karanlık tamamen O’nun zıddıdır, peki nasıl olur da birbirlerinden kaynaklanabilirler? Ayrıca, nasıl Ohr ile ve yaratılış düşüncesindeki haz ile bir araya gelirler?

Bunların iki ayrı düşünce olduğunu söyleyemeyiz; Tanrı korusun bunu düşünmemeliyiz bile. Peki, bunlar nasıl, O’ndan, bu alçaklık, eziyet ve pislikle dolu olan dünyaya inip geliyor ve tek bir düşünce altında var oluyor?

Kısım İki

Yaratılış düşüncesini açıklar.

10. Şimdi yaratılış düşüncesini açıklığa kavuşturacağız. Kesinlikle “Eylem ilk düşüncede sona erer”. Maddesel insanlarda bile, birçok düşünceleriyle, eylem ön düşüncede sona erer. Örneğin, kişi evini inşa ettiğinde, bu uğraşıdaki ilk düşüncesinin, içinde yaşayacağı evin şekli olduğunu biliyoruz.

Bu nedenle, bu ön-tasarım, bu şekil tamamlanana kadar olan, birçok düşünce ve işlemden önce gelir. Bu şekil, tüm operasyonların sonunda ortaya çıkan şeydir, bu nedenle eylem, ön düşüncede sona ermiştir.

Hepsinin yaratıldığı eksen ve amaç olan son eylem, yarattıklarını (Zohar’da yazıldığı gibi) memnun etmektir. Düşüncesi biter bitmez,  derhal hareket ettiği bilinmektedir, çünkü O, hareket etmek zorunda olan insan gibi değildir, düşüncenin kendisi tüm eylemi bir anda tamamlar.

Bu nedenle, O, yaratıklarını memnun etmek için, Yaratılış’ı düşünür düşünmez, bu Ohr’un, tam ölçüde, O’ndan uzandığını ve genişlediğini ve O’nun düşünüp tasarladığı hazları biçimlendirdiğini görebiliriz.  Bu tamamen “Yaratılış Düşüncesi” dediğimiz düşüncenin içine dahildir ve bilgelerin özetlediğini burada derinlemesine inceliyoruz.

Bu yaratılış düşüncesini, Ohr Ein Sof adıyla adlandırdığımızı bilin. Çünkü O’nun Atzmut’unda, O’nu herhangi bir isimle tanımlamak için, tek bir sözümüz, söyleyecek şeyimiz yoktur.

Maatzil içindeki ihsan etme arzusu nedeniyle, Ne’etzal içinde alma arzusu zorunlu olarak yaratıldı, zira bu, Ne’etzal’in O’nun Shefa’sını aldığı Kli’dir.

11. Rav şöyle demişti: “Başlangıçta Basit Üst Ohr bütün gerçeği doldurmuştu. “Yaradan, yarattıklarını memnun etmeyi düşündüğünde, Ohr O’ndan genişledi ve O’nun önünde ortaya çıktı, O’nun hazzını alma arzusu, görünüşte, O’nun içine derhal damgalandı.

Ayrıca, bu Ratzon’nun genişleyen Ohr’un tam ölçüsüne göre olduğunu da belirleyebiliriz. Başka bir deyişle, O’nun Ohr’unun ve Shefa’sının ölçüsü, O’nun haz verme arzusunun ölçüsündedir, ne daha az ne de daha fazladır.

Bu nedenle, Ohr’da O’nun düşüncesinin gücüyle damgalanmış olan bu alma arzusunun özüne “Yer,” adını veriyoruz.  Örneğin, bir kişinin bir kiloluk ekmek yiyebilecek kadar büyük bir midesi olduğunu söylediğimizde, başka bir kişi yarım kilodan fazla ekmek yiyemezse, neden bahsediyoruz? Bağırsakların büyüklüğünden değil, iştahının ölçüsünden. Ekmeğin alındığı yerin ölçüsünün, yeme arzusuna ve ölçüsüne bağlı olduğunu görüyorsunuz.

Bu maneviyatta daha da çok böyledir, Shefa’yı alma arzusunun olduğu yer Shefa’nın yeridir ve Shefa, arzunun yoğunluğu ile ölçülür.

Yaratılış düşüncesinde yer alan alma arzusu,  O’nu Atzmut’undan çıkardı ve O, Ein Sof, adını aldı.

12. Şimdi, Ohr Ein Sof’un, hakkında hiçbir söz söyleyemediğimiz O’nun Atzmut’tan nasıl ayrıldığını ve Ein Sof adını aldığını görebilirsiniz. Bu yukarıdaki ayırt ediş nedeniyle, bu Ohr’un içine, O’nun Arzmut’u tarafından alma arzusunun dahil edilmesi nedeniyledir.

Bu, O’nun Atzmut’unda hiç olmayan yeni bir Tzura’dır; zira O kimden alacaktır ki? Bu Tzura da, bu Ohr’un tam ölçüsündedir; bunu iyice öğrenin bunu burada iyice incelemek mümkün değildir.

Tzimtzum’dan önce, Shinui Tzura alma arzusunda ayırt edilemezdi.

13. O’nun yüceliği içinde, bu yeni Tzura, O’nun Ohr’undan bir değişim olarak tanımlanmış olamazdı. Şu sözlerin anlamı budur (Pirkey Avot) “Dünya yaratılmadan önce O, Birdir ve O’nun Adı Birdir.”

“O” Ein Sof içindeki Ohr’u belirtir ve “O’nun Adı”, Ohr Ein Sof’da bulunan Atzmut’tan alma arzusu olan “Yer” anlamına gelir. Bize O’nun Bir ve Adının Bir olduğunu söyler. O’nun adı, Malhut de Ein Sof’tur, alma arzusu denen bu Ratzon, yaratılış düşüncesinde yer alan tüm gerçekliğe kazınmıştır.

Tzimtzum’dan önce, O, O’nun Ohr’u ve “yer” arasında herhangi bir değişim ve farklılaşma olduğu düşünülmemektedir. Onlar bir ve aynıdır. Ohr ile karşılaştırıldığında, “yerde” herhangi bir farklılık ve eksiklik olsaydı, o zaman orada kesinlikle iki Behinot olurdu.

Tzimtzum, Malhut’un kendisindeki alma arzusunu azaltması anlamına gelir. Böylece Kli’siz Ohr olmadığı için Ohr kaybolur.

14. Tzimtzum hakkında: Ohr’da bulunan alma arzusuna Malhut de Ein Sof denir, bu yaratılış düşüncesidir ve tüm yaratılışı içerir, yükselip O’nun Atzmut’u ile Tzura eşitliğine gelmek için, kendisini süsleyip güzelleştirir. Bu nedenle, O’nun Shefa’sını alma arzusunu, Behina Dalet’teki Ratzon içinde azaltır. Böyle yapmaktaki niyeti, Olamot’un yayılması ve aşağıda Olam HaZeh’nin yaratılmasıdır.

Böylece alma arzusunun Tzurası düzeltilecek ve ihsan etme Tzura’sına geri dönecektir ve bu onu, Maatzil ile Hishtavut Tzura’ya getirecektir. Böylece, alma arzusunu azalttıktan sonra, Ohr doğal olarak ayrılır, bilindiği üzere Ohr Raztzon’a bağımlıdır ve Ohr’un yeri Ratzon’dur, bu yüzden maneviyatta hiçbir zorlama yoktur.

Kısım Üç

Neşama’nın kökeninin açıklaması.

15. Şimdi Neşama’nın kökeni konusunu açıklayacağız. O’nun, Yukarıdaki Tanrı’nın bir parçası olduğunu vb. söylendi. Biz şöyle sorduk: “Nasıl ve ne şekilde, Neshama’nın Tzurası, O’nun Ohr Pashut’undan farklıdır ve böylece onu her şeyden ayırır?” Artık, gerçekten de onda büyük bir Shinui Tzura olduğunu anlayabiliyoruz.

Her ne kadar akla gelebilecek, hayal edilebilecek bütün formları içeriyor olsa da, yukarıdaki sözlerden sonra O’nun içinde olmayan bir Tzura’yı yani alma arzusunun Tzura’sını görürüz, O kimden alacaktır ki? Ancak, yaratılış düşüncesi olan, onları memnun etme istediği için  yaratılmış olan Neşhamot’un içine zorunlu olarak, O’nun Shefa’sını almayı isteme ve buna özlem duyma yasasıyla oyulmuştur.

Burası yaratılanların O’ndan farklı olduğu yerdir, çünkü Tzura’ları O’ndan farklıdır. Maddesel özün, hareketin gücüyle ve yerin uzaklığı ile ayrılıp bölündüğünü zaten açıklamıştık. Ancak Manevi öz, Shinui Tzura ile bölünüp ayrılır.

Shinui Tzura’nın ölçüsü, birbirlerine olan mesafenin ölçüsünü belirler. Eğer Shinui Tzura, bir uçtan diğer uca kadar, tamamen zıt hale gelirse, onlar o zaman tamamen kesilip ayrılırlar ve birbirlerine yabancı olarak kabul edildikleri için artık birbirlerinden ememezler.

Kısım Dört

Alma arzusunun üzerine yerleştirilen Tzimtzum ve Masah’tan sonra, artık o alma arzusu olmaya uygun değildir. Kedusha sistemini terk etmiştir ve Ohr Hozer kendi yerinde hizmet eder ve alma arzusunun Kli’si, saf olmayan (kirli) sisteme verilir.

16. Tzimtzum ve Masah, Kli’nin üzerine yerleştirildikten sonra, o “alma arzusu” diye adlandırıldı, iptal edildi ve saf (temiz) sistemden ayrıldı ve onun yerine Ohr Hozer alma kabı haline geldi.

Biliniz ki saf ABYA ile saf olmayan ABYA arasındaki tüm fark budur. Saf ABYA’nın alma kabı Ohr Hozer’den gelir, bu Hishtavut Tzura ile Ein Sof üzerine inşa edilmiştir, saf olmayan ABYA ise Ein Sof’un zıt Tzura’sı olan kısıtlanmış alma arzusunu kullanmaktadır. Bu onları “yaşamların yaşamından” yani Ein Sof’dan ayırıp kesti.

İnsanlık, Klipot’tan beslenerek yaşamaktadır ve böylece yaptıkları, alma arzusunu kullanmaktır.

17. Şimdi, O’nun yaratıklarını memnun etmek olan yaratılış düşüncesiyle birleşmiş yolsuzluğun kökenini anlayabilirsiniz. Beş genel Olamot, Adam Kadmon ve ABYA’nın zincirleme birbirine bağlanmasından sonra, Klipot ve aynı zamanda dört saf olmayan Olamot ABYA ortaya çıktı, zira “Tanrı onları birbirinin önünde yaptı”.

Bu durumda, bulanık bedensel Guf önümüze çıkar, bunun hakkında “insanın kalbi, gençliğinden itibaren kötüdür,” diye yazılmıştır. Bunun nedeni şudur; onun tüm rızkı, gençliğinden itibaren Klipot’un bıraktıklarından gelir. Onlarda, Klipot’un özü ve saf olmayan, yalnız almak isteyen Tzura vardır. Hiçbir alma arzusuna sahip değildirler.

Onlar, O’nun karşıtıdırlar çünkü O’nun alma arzusu yoktur ve tüm istediği ihsan etmek ve zevk almaktır. Bu nedenle Klipot’a “ölü” denir, çünkü hayatın hayatına zıttırlar ve bu nedenle O’nun Shefa’sı olmaksızın, O’ndan koparlar.

Klipot’un bıraktıkları ile beslenen Guf da hayatın hayatından kopar ve alma arzusu yüzünden pislikle dolar, onun içine ihsan etme arzusu nakşedilmemiştir. Onun arzusu, tüm dünyayı midesine almaya her zaman açıktır. Bu nedenle, “kötüye, yaşarken ölü olan denir,” çünkü onların kökündeki Shinui Tzura’da hiçbir ihsan etme formu yoktur, O’ndan kopukturlar ve tam anlamıyla ölü hale gelir.

Her ne kadar günahkâr da sadaka vb. verirken ihsan etme formuna sahip gibi görünse de, Zohar’da onlar hakkında şöyle söylenmiştir; “Yaptıkları her lütfu, kendileri için yaparlar,” birincil amaçları, kendileri ve kendi ihtişamlarıdır.

Ancak, Tora ve Mitzvot’u, ödüllenmek için değil ama Yaradan’larını memnun etmek amacıyla gerçekleştirenler, Guf’larını arındırırlar ve alma kaplarını ihsan etme kaplarına dönüştürürler. Kutsal Rav’ımızın dediği gibi, “Küçük parmağımda bile zevk almadım.” (Ktuvot 104).

Bu, onları O’na tamamen bağlı kılar çünkü Tzura’ları, hiçbir Shinui Tzura olmaksızın Yapan’ları ile aynıdır. Bilgelerimizin şu ayet hakkında söylediği üzere, “Zion’a söyle: ‘Sen benim insanlarımsın,’” yani “sen benimle ortaksın”. Bu, erdemlilerin Yaradan ile ortak olduğu anlamına gelir çünkü O, yaratılışı başlattı ve onlar alma kaplarını ihsan etme kapları haline getirerek bitirirler.

Bütün gerçeklik, Ein Sof’da kapsanır ve varlıktan varoluşa uzanır. Sadece alma arzusu yenidir ve yoktan var oluşa uzanır.

18. Biliyoruz ki, yoktan var olan, Yaradan’ın icat ettiği bu yaratılış için bilgelerimiz şöyle demişlerdir; “O yoktan var etti,” bu yalnız her yaratılanın içine damgalanmış olan almaktan keyif almanın Tzura’sı için geçerlidir. Yaratılışta başka hiçbir şey yenilenmedi ve bu, “Işığı oluştururum ve karanlığı yaratırım” ın anlamıdır. Ramban, Yaratan kelimesini yenilenmenin bir göstergesi olarak yorumlar, yani daha önce var olmayan bir şey.

Gördüğünüz gibi, “Işığı yarat,” demiyor, çünkü bunda yoktan varoluş yoluyla hiçbir yenilik yoktur. Bunun nedeni şudur, Ohr ve Ohr’u içeren her şey, dünyadaki tüm hoş hissiyatlar ve algılar, varlıktan var olmaktan uzanır. Bunun anlamı şudur, bunlar zaten O’nun içinde kapsanmaktadır ve bu yüzden bunlarda yenilik yoktur. Bu nedenle şöyle yazılmıştır, “Işığı biçimlendir,” bu, O’nda yenilenme ve yaratılma yoktur demeye gelir.

Bununla birlikte, her hoş olmayan his ve anlayışı içeren her şeye karanlık, “ve karanlığı yarat,” denir. Çünkü O bunları tam anlamıyla yokluktan icat etti. Bu, O’nun gerçekliğinde hiçbir şekilde mevcut değildir ve şimdi yenilenmiştir. Hepsinin Shoresh’i “keyif almak için alma” Tzura’sıdır ve bu O’ndan yayılan, O’nun Orot’unda mevcuttur.

Başlangıçta Ohr Elyon’dan sadece daha karanlıktır ve bu nedenle Ohr’a kıyasla karanlık denir. Ama sonunda, onun yüzünden Klipot, Sitra Achra ve kötülük aşağıya doğru asılırlar ve ortaya çıkarlar, bu onları hayatın hayatından tamamen koparır.

Bu, “bacakları ölüme iner,” ayetinin anlamıdır. Bacakları bir şeyin sonunu belirtir ve bunun, O’nun Ohr’unun Hitpashtut içindeki alma arzusu olan Malhut’un bacakları olduğunu söyler. Sonunda, ölüm ona Sitra Achra’dan uzanır ve ondan beslenenler, Sitra Achra’yı takip ederler.

Bizler Ein Sof’tan uzanan dallar olduğumuz için, Shoresh’imizin içinde bulunan şeyler bize keyif verir, Shoresh’imiz içinde olmayan şeyler bize acı ve zorluk verir.

19. Bu alma arzusunun Shinui Tzura’sının, O’nun yaratıklarda olması gerektiğine göre, nasıl olup da O’ndan uzanacak ve Yaradan olmaktan yaratılan olmaya dönüşecek? Bu sadece yukarıda belirtilen Shinui Tzura ile mümkündür.

Dahası, zevk alma arzusunun Tzura’sı, yaratılışın birincil özü, yaratılış düşüncesinin eksenidir. Ayrıca, yukarıda söylediğimiz gibi, mekân olarak adlandırılan zevk ve hazzın ölçüsüdür.

Öyleyse, onun hakkında, karanlık olduğunu ve ölüm Behina’sına genişlediğini nasıl söyleyebiliriz; çünkü o Tahtonim’den alarak, hayatın hayatından ayrılır ve kopar. Ayrıca, O’nun Atzmut’undan olan Shinui Tzura yüzünden, neden alıcılara büyük bir endişe ve gazap geldiğini de anlamalıyız.

Bu incelikli meseleyi yeterince açıklamak için, önce dünyamızda hissedilen tüm zevklerin ve ıstırapların kökenini bilmeliyiz. Şunu bilin: her dal kendi Shoresh’i ile eşit bir doğaya sahiptir. Bu nedenle, Shoresh’teki her davranış dal tarafından da istenir ve sevilir ve imrenilir ve Shoresh’te olmayan bir meseleye dal da tahammül edemez ve nefret eder.

Bu, her dal ve Shoresh’i arasındaki kırılamayan bir yasadır. Çünkü O, tüm yarattıklarının Shoresh’idir ve bize doğrudan haz ve keyif olarak uzanır, çünkü doğamız Shoresh’imize yakındır. Ayrıca, O’nun içinde olmayan ve doğrudan O’ndan genişlemeyen ve yaratılışın kendisine zıt olan her şey, doğamıza aykırı olacaktır ve bizim buna tahammülümüz zordur.

Örneğin, dinlenmeyi seviyoruz ve dinginlik bulamasak bile tek bir hareket dahi yapmadığımız noktaya kadar, hareketten nefret ediyoruz. Bunun sebebi Shoresh’imizin hareketsiz ve dingin olmasıdır; O’nda hiçbir hareket yoktur. Bu nedenle doğamıza aykırıdır ve bizim tarafımızdan nefret edilir.

Aynı şekilde, bilgeliği, gücü, zenginliği ve tüm erdemleri severiz çünkü onlar, Shoresh’imiz olan O’nun içinde bulunurlar. Ahmaklık, zayıflık, yoksulluk, iğrençlik ve benzeri gibi karşıtlarından nefret ederiz çünkü onlar, bizim Shoresh’imizde yoktur ve bu da onları bizim için aşağılık ve iğrenç yapar.

Yine de doğrudan O’ndan değil, ama yaratılışın tersinden gelen Hamshacha’nın nasıl olduğunu incelemeliyiz. Bu, fakir bir arkadaşını çağıran ve her gün bir önceki günden daha fazlasıyla, onu besleyen, ona içki, gümüş ve altın veren zengin bir adam gibidir.

Bu fakir adamın, zengin kişiden gelen bu harika armağanlarla ilgili hissettiklerinde görebileceğiniz iki farklı şey var: Bir yandan, hediyelerinin çokluğuyla, çok büyük bir keyif aldı. Öte yandan, yararın bolluğuna tahammül etmesi zorlaştı ve aldıktan sonra utandı. Bu mesele ona her seferinde yağan hediye bolluğu nedeniyle tahammülsüzlük getirdi.

Hediyelerden aldığı zevkin, doğrudan varlıklı hayırseverden uzandığı, ancak hediyelerden hissettiği huzursuzluğun varlıklı hayırseverden gelmediği ama alıcının özünden geldiği kesindir. Almaktan ve bedava hediye yüzünden, onun içinde utanç uyandı. Gerçek şu ki, bu da zengin insandan gelir, ama dolaylı olarak.

Alma arzusu kökümüzde olmadığı için, bundan utanç ve tahammülsüzlük duyarız. Bilgelerimiz şöyle yazmıştır, “O,  bunu düzeltmek için bize bu dünyada Tora ve Mitzot için çalışmayı hazırladı; alma arzusunu ihsan etmeye çevirmek için.”

20. Yukarıdakilerin hepsinden, dolaylı olarak bize uzanan tüm formların sabrımızı zorladığını ve doğamıza aykırı olduğunu öğreniyoruz. Böylece alıcının içinde oluşturulan yeni Tzura’nın yani “zevk alma arzusunun”, gerçekten O’ndan daha düşük ya da daha önemsiz olmadığını göreceksiniz.

Dahası, bu O’nun yaratımının birincil eksenidir. Bu olmadan, hiçbir yaratılış olamazdı. Ancak, bu Tzura’nın taşıyıcısı olan alıcı, kendi “benliğine” tahammülsüzlük duyar, zira bu Tzura onun Shoresh’inde yoktur.

Böylece, bu dünyanın “kendisinin olmayanı yiyen birinin, başkasının yüzüne bakmaktan korkması” yüzünden yaratıldığını söyleyen bilgelerimizin cevabını anlamayı başlayabiliriz.

Görünüşte şaşırtıcı ama şimdi onların bu sözleri, bize çok hoş geliyor çünkü keyif alma Shinui Tzura’sı konusundan, bunun Neshamot’ta var olmasının zorunluluğundan söz ediyorlar. Bu böyledir çünkü “kendisinin olmayanı yiyen kişi, başkasının yüzüne bakmaktan korkar.”

Bu yüzden, Shoresh’indeki Shinui Tzura alma formunu içermediği için, hediye alan kişi, utanç duyar. Bunu düzeltmek için, O, bu dünyayı yarattı, burada Neshama Guf’u giyinir ve Neshama’nın alma kapları, Tora ve Mitzvot’u uygulayarak Yaradan’ı memnun etmek üzere, ihsan etme kaplarına dönüşür.

Shefa’yı özellikle kendisi için istemez ancak, Neshmot’unun O’nun Shefa’sını almasını isteyen Yaradan’ını memnun etmek için alır.

Kendisi için alma arzusu ile lekelenmiş olmadığı için, artık onun yüzüne bakmaktan korkmaz ve böylece yaratılanın tüm mükemmelliğini ortaya çıkarır.

Bu dünyayla uzun bir zincirleme bağlantı gerekliliği aşağıda açıklanacaktır. Alma formunu ihsan etme formuna dönüştürmek, bu büyük görev ancak bu dünyada oluşabilir.

Kötülük çift yıkımla yok edilir ve erdemliler çifte miras alır.

21. Gel ve gör, ipin her iki ucunu da tuttuğu için kötülük çift yıkımla yok edilir. Bu dünya, iyi Shefa’nın eksikliği ve ihtiyacı ile yaratılmıştır, bunu elde etmek için hareket etmeye ihtiyacımız vardır.

Bununla birlikte, hareket israfının insanları incittiği bilinmektedir çünkü bu O’nun özündeki Hamshacha’dır. Bununla birlikte, mal ve varlıktan yoksun kalmak da imkansızdır çünkü bu da iyilikle dolu Shoresh ile zıttır. Sonuç olarak, servet elde etmek için hareket etmenin azabını seçiyoruz.

Ancak, tüm servetleri yalnız kendileri için olduğundan ve “tek bir hissesi olan kişi, çift hisse istiyor”, olduğundan, nihayetinde yalnızca “kişi, arzusunun yarısı elinde,” ölür. Sonunda her iki uçtan da hareketin çokluğu nedeniyle ağrının artmasından dolayı ve arzusunun boş kalan yarısını doldurması gereken servete sahip olmamaktan duyduğu üzüntüden dolayı acı çeker.

Erdemliler, Eretz’lerinde çifte miras alırlar; bir kez alma arzusunu, ihsan etme arzusuna dönüştürdüklerinde ve aldıklarını, ihsan etmek için aldıklarında, çift miras alırlar. Onlar sadece zevkin ve servetin mükemmeliyetine kavuşmakla kalmaz, Yaratan’ları ile form eşitliğini de elde ederler. Böylece gerçek Dvekut’a gelirler ve bu nedenle istirahat ve Shefa, tek bir hareket yapmadan zahmetsizce onlara akar.

Kısım Beş

Yaratılış düşüncesi, ıslahın sonuna kadar, gerçeklikteki her öğeyi birbirinden türemeye zorlar.

22. Şimdi yukarıdakilerin hepsini öğrendiğimize göre, O’nun eşsizliğinin anlamı konusunu biraz anlayacağız: Düşünceleri düşüncelerimiz değildir ve bu gerçeklikte algıladığımız formların çeşitliğinin hepsi, O’nun içinde, yaratılış düşüncesi olan ve O’nun yarattıklarını memnun etmek olan, tek bir düşünce içinde birleşmiştir. Bu tekil düşünce, ıslahın sonuna kadar tüm gerçekliği mükemmel bir birlikle kapsar çünkü gerçekte, yaratılışın ve operatörün tüm amacı budur.

O’nun içindeki bir düşünceden başka bir şey olmayan ve işletilenleri işleten güç gibi, bu, yaratılanları zorlayan bir güçtür. Bizi memnun etmeyi düşündüğü için, O’nun Shefa’sını almak bizim içimizde zorunlu olarak meydana geldi.

Operasyon bu. Bunun anlamı şudur, haz alma arzusunun bu yasası içimize damgalandıktan sonra, kendimizi “operasyon” adıyla tanımlarız. Öyle ki, bu Shinui Tzura sayesinde Yaratan olmayı bırakıyoruz ve yaratık haline geliyoruz, operatör olmayı bırakıyoruz operasyon haline geliyoruz.

Bu çaba ve çalışmadır. Bunun anlamı şudur; işletilenlerin içinde, onları işleten güç nedeniyle, dünyalar aşağıya doğru asıldıkça, bu dünyadaki Guf’dan ayrılana kadar içimizdeki alma arzusu artar. Kendi dışındakine asla ihsan etmeyen, hayatların hayatına ters olan haline geliriz ve bu, bedenlere ölüm ve Neşama’ya her türlü işkence ve meşakkati getirir.

Bu, Yaradan içindeki Tora ve Mitzvot’u çalışmanın anlamıdır. Kısıtlanmış yerdeki Kav’ın He’arah’sı yoluyla, Kutsal İsimler, Tora ve Mitzvot’a uzanır. Tora ve Mitzvot’u Yaradan’a memnuniyet ihsan etmek için, alma kaplarımız yavaşça ihsan etme kaplarına dönüşür.

Aranan ödül budur. Bunun anlamı şudur; alma kaplarımız ne kadar bozuksa O’nun Shefa’sını almak için ağzımızı açmamız da o kadar imkânsızdır. Bu, “kendisine ait olmayanı yiyen, başkasının yüzüne bakmaya korkar,” Shinui Tzura’sı nedeniyledir.

Bu Tzimtzum Aleph’e neden oldu, ama biz alma kaplarımızı ihsan etmek üzere ıslah ettiğimizde, böylece, Kelim’imizi Yaradan’ınki ile eşitleriz ve O’nun sonsuz Shefa’sını almaya uygun hale geliriz.

Önümüzdeki yaratılışta tüm bu karşıt formlar; işletenin formu ve işletilenin formu, bozuluşların formu ve ıslahların formu, çabanın formu ve ödülün formu, bunların hepsi O’nun eşsiz düşüncesine dahildir.  Basit bir ifadeyle, tam olarak, “Yarattıklarını memnun etmek,” ne daha fazla ne daha az.

Tüm kavram çokluğu da bu düşünceye hem Tora’nın hem de laik öğretilerin kavramlarına dahil edilir. Her birindeki tüm yaratılışlar, dünyalar ve çeşitli davranışlar, bu tekil düşünceden kaynaklanır, ileride uygun bir yerde daha fazla açıklama yapacağım.

Malhut de Ein Sof, Malchut’un buraya hiçbir Sof koymadığı anlamına gelir.

23. Şimdi, Zohar’daki Tikunim’in “Kapıları, şüphe edenin çığlıklarıyla titreyen” Malhut de Ein Sof’a ilişkin anlamını görüyoruz. Onlar sordu: “Biz Malhut’un içinde bir Ein Sof tanıyabilir miyiz?” Bu, orada dokuz üst Sefirot’un da olduğu anlamına gelir!”

Sözlerimizde, Ohr Ein  Sof’da zorunlu olarak kapsanan alma arzusuna Ein Sof’un Malhut’u dendiği çok açıktır. Ancak Malhut, Ohr Ein Sof üzerine bir Gevul ve bir son yerleştirmedi, çünkü Shinui Tzura alma arzusundan dolayı onun içinde henüz aşikâr olmamıştı.

Bu yüzden Ein Sof diye adlandırılır, çünkü Malhut oraya bir son koymaz, ama Tzimtzum’dan aşağıya bir son koyar. Yalnız bundan sonra Malhut’un gücü, Partzuf’un her Sefira’sına bir Sof koyar.

Kısım Altı

HaVaYaH’nın dört Otiot’u olan, Dört Behinot dışında alma arzusu herhangi bir özde ortaya çıkmaz

24. Malchut’ta meydana gelen Sof’u tam olarak anlayabilmek için, bu konuda biraz ayrıntı verelim. İlk olarak, Kabalistlerin neyi belirlediklerini ve Zohar’ın Tikkunim’inin bize sunduklarını açıklayacağız: Yukarı Olamot’ta veya aşağıdakilerde, HaVaYaH denen, bu dört-harf sırasına göre düzenlenmemiş, büyük veya küçük hiçbir Ohr yoktur.

Bu, Hayat Ağacına getirilen yasayla, Olamot’ta, Kli ile kıyafetlenmeyen bir Ohr olmadığıyla el ele gider. O’nun Atzmut’u ile O’ndan genişleyen Işık arasındaki farkı zaten açıklamıştım. Bu sadece, O’nun genişleyen Ohr’unda bulunan, O’nun Ratzon’nunda bulunmayan, Atzmut’undan Shinui Tzura olan, zevk alma arzusu nedeniyle olur.

Genişleyen Ohr, Ne’etzal adıyla tanımlanır çünkü bu Shinui Tzura, Ohr’un Maatzil olmasını durdurur ve onu Ne’etzal yapar. Ohr’da bulunan haz arzusunun aynı zamanda Ohr’un Gadlut’unun ölçüsü olduğu da açıklanmaktadır. Oraya, Ohr’un “yeri” denir yani Shefa’sını duyduğu özlemin ölçüsüne göre alır, daha fazla veya daha az değil.

Ayrıca bu, alma arzusunun, Olamot’un yaratılmasında yoktan var olma yoluyla yenilenen, tüm Hidush olduğunu da açıklar. Tek başına bu Tzura, O’nun Atzmut’una hiçbir şekilde dahil değildir ve Yaradan ancak şimdi onu yaratılışın amacı için yaratmıştır.

“Ve karanlığı yarat” ın anlamı budur, çünkü bu Tzura, içindeki Shinui Tzura nedeniyle karanlığın Shoresh’idir. Bu nedenle içinde ve onun yüzünden genişleyen Ohr’dan daha karanlıktır.

Şimdi görüyorsunuz ki, O’ndan genişleyen herhangi bir Işık, anında iki özellikten oluşur:

  • İlk özellik, “zevk alma arzusu” nun Tzura’sı ortaya çıkmadan önce genişleyen Ohr’un Atzmut’udur.
  • İkinci özellik, “zevk alma arzusu” nun Tzura’sının ortaya çıktıktan sonra gelir, bu sırada daha Av olur ve Shinui Tzura’yı edinmesi nedeniyle biraz daha karanlık olur.

Böylece ilk özellik Ohr, ikincisi Kli’dir. Bu nedenle, genişleyen herhangi bir Ohr, Kli üzerindeki izlenimde dört Behinot’tan oluşur. Çünkü, içinde genişleyen Ohr’a Kli denilen alma arzusunun formu bir anda değil, işletilen ve işleyen yoluyla tamamlanır. İşletende iki Behinot ve işletilende “potansiyel güç” ve “fiili güç” olarak adlandırılan iki Behinot vardır ve hepsi dört Behinot eder.

Alma arzusu, kendi seçtiği alma arzusu dışında Ne’etzal’e nüfuz etmez.

25. Kli, karanlığın Shoresh’i olduğu için, Ohr’un zıttı olduğu için, neden ve sonuç yoluyla yavaş, kademeli olarak işlemeye başlaması gerekir. “Sular tasarlandı ve karanlık doğdu” (Midrash Raba, Shemot, 80; 22) ayetinin anlamı budur.

Karanlık, Ohr’un kendisinin bir sonucudur ve tıpkı gebe kalma ve doğumda olduğu gibi, potansiyel ve fiili anlamında, onun tarafından işletilir. Bu, genişleyen herhangi bir Ohr’a, alma arzusunun zorunlu olarak dahil edildiği anlamına gelir. Ancak, bu Ratzon, Ohr’un içine açıkça yerleştirilmeden önce bir Shinui Tzura olarak kabul edilmez.

Maatzil tarafından Ohr’un içinde birleştirilen alma arzusu bunun için yeterli değildir; ama Ne’etzal’in kendisi, eyleminde, alma arzusunu kendi seçimi anlamında, bağımsız olarak göstermelidir. Bu onun Shefa’yı kendi iradesiyle, Maatzil yoluyla, Hitpaştut’un Işığının ölçüsünden daha fazla genişletmesi gerektiği anlamına gelir.

Ne’etzal, arzusunun ölçüsünü artırmak için kendi seçimiyle çalıştırıldıktan sonra, özlem ve alma arzusu onda sabitlenir ve Işık bu Kli’yi kalıcı olarak giydirebilir.

Ohr Ein Sof’un görünüşte dört Behinot’u da kapsadığı doğrudur, Behina Dalet olan Ne’etzal tarafından Ratzon’un tam ölçüsüne ulaşır. Bunun nedeni, kendi Atzmut’unun ötesine geçmemesi ve kendisi için Ein Sof anlamına gelen bir isim almamasıdır.

Ancak, Tzura, O’nun yüceliği içindeki alma arzusu nedeniyle hiç değişmedi ve orada, Ohr ile keyif alma arzusu olan Ohr’un yeri arasında hiçbir fark yoktur; onlar bir ve aynı şey.

Pirkei Avot’ta şöyle yazılmıştır; “Olam yaratılmadan önce, O Birdi ve O’nun Adı Birdi”. Bu çifte referansı, “O” ve “O’nun Adı”nı anlamak gerçekten zordur. Olam yaratılmadan önce O’nun Adının orada ne işi var? “Olam yaratılmadan önce O Bir’di,” demesi gerekirdi.

Ancak bu, Tzimtzum’dan önceki Ohr Ein Sof’a atıfta bulunur. Orada bir yer ve O’nun Atzmut’undan Şefa’yı alma arzusu olsa da Ohr ve “Yer” arasında hala bir değişim ve ayrım yoktur.

O Birdir yani Ohr Ein Sof’tur. “O’nun Adı Birdir”, hiçbir değişiklik olmaksızın oraya dahil edilen keyif alma arzusudur. Bilgelerimizin ne ima ettiğini anlamalısınız, “O’nun Adı” Gimatria’daki Ratzon yani “haz alma arzusudur”.

Yaratılış düşüncesindeki tüm Olamot’a Ohr Ein Sof denir ve oradaki alıcıların toplamına Malhut de Ein Sof denir.

26. “Eylem, ilk düşüncede biter,” sözü ile ilgili olarak, bunun yarattıklarını sevindirmek için Atzmut’undan genişleyen yaratılış düşüncesi olduğu zaten açıklanmıştır. O’nda, düşüncenin ve Işığın bir ve aynı şey olduğunu öğrendik. Bu nedenle, Onun Atzmut’undan genişleyen Ohr Ein Sof, gelecekteki ıslahın sonuna kadar önümüzdeki tüm gerçekliği içerir.

Bu, eylemin sonudur çünkü O’nda tüm yaratılanlar, onlara bahşettiği tüm sevinçle zaten tamamlanmıştır. Bütün bu gerçekliğe, tam doyumuyla Ohr Ein Sof denir ve onları içerene Ein Sof’un Malhut’u denir.

Kısım Yedi

Sadece Behina Dalet kısıtlanmış olmasına rağmen, Işık ilk üç Behinot’tan da ayrıldı.

27. Şu zaten açıklanmıştı; Yaratılış düşüncesinin kapsamlı noktası olan, orta nokta yani onu alma arzusu, Maatzil ile kendisini eşit kılmak için kendisini çokça süsleyip benzer. Maatzil’in bakış açısından, O’nun Yüceliğinde hiçbir Şinui Tzura yoktur.

Bununla birlikte, Ratzon’un noktası, zengin adam hakkındaki hikâyede olduğu gibi, O’nun özünden bir tür dolaylı Hamshacha olduğunu hissetti. Bu nedenle, Dvekut’u, O’nun özünden doğrudan bir Hamshacha yoluyla artırmak için, Ratzon’unu Gadlut’unda tamamen alma arzusu olan son Behina’dan düşürdü.

Sonra Ohr, her yerden yani o yerde var olan dört derecenin hepsinden boşaltıldı. Ratzon’unu yalnızca Behina Dalet’ten azaltmasına rağmen bölünemez olmak, maneviyatın doğasıdır.

Daha sonra, ilk üç Behinot’tan bir Ohr Kav bir kez daha uzadı ve Behina Dalet boş bir Halal olarak kaldı.

28. Ondan sonra Ohr Ein Sof Nimshach bir kez daha boşaltılan yere gitti, ancak dört Behinot’taki tüm yeri doldurmadı, Tzimtzum noktasındaki Ratzon gibi, sadece üç Behinot’u doldurdu. Bu nedenle, sınırlandırılan orta noktanın içi oyuk ve boş kaldı çünkü Işık yalnızca Behina Dalet’e kadar alçakta aydınlandı, ancak tamamen değil ve Ohr Ein Sof orada durdu.

Bundan böyle Behinot Hitkalelut meselesini, Üst Dünyalarda birinden diğerine doğru açıklayacağız: Artık dört Behinot’un, Behina Dalet’in içinde de dört Behinot’un da var olacağı şekilde birbirine entegre olduğunu görebilirsiniz. Böylece, Ohr Ein Sof, Behina Dalet’te ilk üç Behinot’a ulaştı ve o tek başına boş ve Ohr’suz kaldı.

Hohma’ya Ohr, Hasadim’e Mayim (su) denir. Bina’ya Mayim Elyonim ve Malhut’a Mayim Tachtonim denir.

29. Şimdi alma arzusunun Tzura’sını tamamlamak için gerekli olan neden ve sonucun dört Behinot’unun anlamını açıklayacağız. Şöyle yazılıdır “Sular meydana geldi ve karanlık doğdu.” Bu, Atzilut’ta iki Ohr Behinot’u olduğu anlamına gelir. İlk Behina’ya Ohr yani Ohr Hohma, ikinci Behina ise Hasadim olan Mayim olarak adlandırılır.

İlk Behina, aşağıdakinden herhangi bir yardım almadan, yukarıdan aşağıya doğru uzanır. İkinci Behina, aşağıdakinin yardımı ile genişler, dolayısıyla Mayim adını alır, yukarıda olması Işığın doğası ve aşağıda oturması Mayimin doğasıdır.

Ayrıca Mayim’de iki Behinot vardır: Üst Mayim, dört Behinot’un Behina Bet’i ve Aşağı Mayim, dört Behinot’un Behina Dalet’i.

Hitpaştut Ohr Ein Sof’un, alma arzusu olan Kli’yi ortaya çıkarmak için dört Behinot’a genişlemesi.

30. Bu nedenle Ohr Ein Sof’un herhangi bir Hitpaştut’u Eser Sefirot’tan oluşur. Çünkü Shoresh ve Maatzil olan Ein Sof’a Keter denir. Hitpashtut’un Ohr’una, yukarıdan, Ein Sof’tan Ohr’un Hitpashtut’unun tam ölçüsü olan Hohma denir.

Alma arzusunun, her Ohr Hitpashtut’a yukarıdan dahil edildiği zaten söylendi. Ancak Ratzon’un Tzura’sı, Ne’etzal’de Ohr’u, Hitpashtut’unun ölçüsünden daha fazla genişletme arzusu uyanmadan önce gerçekte ortaya çıkmaz.

Böylece, potansiyel alma arzusu hemen Hitpaştut’un Işığına dahil edildiği için, Ohr, potansiyel olanı gerçek olana getirmek zorunda kalır. Sonuç olarak, Ohr, Ein Sof’tan Hitpashtut’unun ölçüsünden daha fazla, ek Shefa uzatmak için uyanır. Gerçekte, bu Ohr’da alma arzusu ortaya çıkar ve Shinui Tzura içinde yeni bir form edinir. Hidush Tzura yoluyla Aviut’u kazandığı için, bu onu Ohr’dan daha karanlık yapar.

Daha çok Av haline gelen bu parçaya Bina denir, bu ayette olduğu gibi, “Anlıyorum (Bina), güç (Gevura) benimdir”. Aslında Bina, Hohma’nın bir parçasıdır yani tam da Hitpashtut Ein Sof’un Ohr’udur. Ancak, Ratzon’unu arttırdığı ve Ein Sof’daki Hitpashtut’unun ölçüsünden daha fazla Shefa çektiği için, Shinui Tzura’yı edinmiş ve Ohr’dan biraz daha fazla Av büyütmüştür. Bu şekilde kendi adını yani Sefira Bina adını almıştır.

Ratzon Hitgabrut’unun gücüyle Ein Sof’dan uzattığı ek Shefa’nın özüne, Ohr Hasadim veya Yukarı Mayim denir. Bunun nedeni, bu Ohr’un, Ohr Hohma gibi doğrudan Ohr Ein Sof’dan uzanmamasıdır. Bunun yerine, Ratzon’u yoğunlaştıran Ne’etzal tarafından ona yardım edilir ve sonuç olarak ayrı bir isim alır, ona Ohr Hasadim ya da Mayim denir.

Şimdi Bina Sefira’sının Ohr’unun üç özellikten oluştuğunu görüyorsunuz: Birincisi – Ohr Hohma’nın bir parçası olan Bina’nın Ohr Atzmut’u. İkincisi – Ratzon’un yoğunlaşmasıyla elde edilen Hitabut (kalınlaşma) ve içindeki Shinui Tzura’dır. Üçüncüsü – Ein Sof’tan Hamshacha aracılığıyla kendisine gelen Ohr Hasadim’dir.

Bununla birlikte, bu hala tüm alım kabını tamamlamaz, çünkü Bina aslında Ohr Ein Sof’dan doğrudan bir Hitpashtut’tur, aslında müstesna bir Hohma’dır. Sonuç olarak, Bina’da, sadece alma kapları için Shoresh ve Kli’nin operasyonunun operatörü ortaya çıkar.

Daha sonra, Hitgabrut’unun gücüyle uzattığı aynı Ohr Hasadim bir kez daha ondan uzandı ve bir miktar Hohma He’arah eklendi. Ohr Hasadim’in bu Hitpashtut’una Zeir Anpin veya HGT denir.

Bu Ohr Hitpashtut, Bina’dan Hitpaştut’undaki He’arat Hohma’nın ölçüsünden daha büyük olan, yeni bir Shefa’yı genişletme arzusunu da artırdı. Bu Hitpaştut aynı zamanda iki Behinot olarak da kabul edilir çünkü Hitpashtut’un Işığının kendisi ZA veya VAK, Hitgabrut’u ise Malhut olarak adlandırılır.

İşte böyle, Eser Sefirot’a geliriz: Keter Ein Sof’tur; Hohma, Ein Sof’tan Ohr’un Hitpashtut’undur; ve Bina, Aviut’u kazandığı Shefa’yı artırmak için yoğunlaşan Ohr Hohma’dır. HGT NHY’den oluşan ZA, Bina’dan genişleyen He’arat Hohma ile Ohr de Hassadim’dir ve Malhut, ZA’da mevcut olandan daha fazla Hochma eklemek için Hitgabrut Bet’dir.

Ratzon’daki dört Behinot, KHB TM olan HaVaYaH’ın dört harfidir.

31. Dört harfli İsmin dört Otiot’u: Yod’un ucu Ein Sof’dur, yani O’nun yaratıklarını yani Keter Kli’sini memnun etmek için, yaratma düşüncesinde işleyen güç anlamına gelir.

Yod Hohma’dır yani Ein Sof’un Hitpashtut Ohr’unda bulunan potansiyelde fiili olan Behina Alef’tir. İlk Hey Bina’dır yani Behina Bet, potansiyelin nasıl gerçekleştiği yani daha çok Av olan Ohr Hohma anlamına gelir.

Vav, Zeir Anpin veya HGT NHY’dir yani Bina aracılığıyla ortaya çıkan Ohr Hasadim’in Hitpashtut’u yani Behina Gimel’dir. Operasyonun performansı için güç, HaVaYaH’daki alt Hey, Behina Dalet anlamına gelen Malhut’tur. Bina’daki Hitpashtut’un ölçüsünden daha fazla Shefa’yı genişletmek için yoğunlaşan alım kabındaki tamamlanma eyleminin tezahürüdür. Bu, alma arzusunun Tzurası’nı ve Kli’yi giyinen Ohr’u tamamlar, alma arzusu daha önce değil ama ancak bu dördüncü Behina’da tamamlanır.

Şimdi Elyonim’de veya Tachtonim’de, dört Behinot olan, dört harfli İsim altında düzenlenmemiş, bir Ohr olmadığını kolayca görebilirsiniz. Bu olmazsa, her Ohr’da olması gereken alma arzusu eksik kalacaktır, çünkü o Ohr’un yeri ve ölçüsü olan bu arzudur.

Otiot Yod ve HaVaYaH’nın Vav’ı incedir çünkü bunlar yalnızca potansiyel Behinot’tur.

32. Bu bizi şaşırtabilir çünkü Yod, Hohma’yı ima eder ve Hey, Bina’yı ima eder ve Eser Sefirot’ta var olan Ohr’un tüm Atzmut’u, Hohma’nın Sefira’sındadır, Bina, Zeir Anpin ve Malhut ise Hohma’ya kıyasla sadece Levushim’dir. Bu nedenle Hohma, dört harfli İsimdeki büyük harfi almalıydı.

Mesele şu ki, dört harfli İsmin Otiot’u, Ein Sof’daki Ohr miktarını ima etmiyor ve göstermiyor. Bunun yerine, Kli üzerindeki etkinin ölçümünü gösterirler. Tora parşömenindeki beyaz, Ohr’u ima eder ve Tora parşömenindeki Otiot olan siyah, Kelim’in niteliğini gösterir.

Bu nedenle, Keter yalnızca Kli için, Behina Shoresh de Shoresh’in olduğundan, bu nedenle yalnızca Yod’un ucunu ima eder. Gerçekte ortaya çıkmayan güç olan Hohma, Otiot’lar arasındaki en küçüğü yani Yod tarafından ima edilmektedir.

Gücün eylemle uygulandığı Bina, en geniş harf olan Hey ile gösterilir. ZA, yalnızca eylemin icrası için güçtür ve bu nedenle uzun ve dar bir harf olan Vav ile ima edilir. İnceliği, Kli’nin özünün henüz gizlendiğini ve potansiyelde kaldığını ve uzunluğu, genişlemesinin sonunda tam Kli’nin göründüğüne işaret eder.

Hochma, Hitpashtut’unda tüm Kli’yi tezahür ettirmeyi başaramadı çünkü Bina, eksik bir Kli’dir, ancak Kli’nin operatörüdür. Yod’un ayağı kısadır, hala kısa olduğu yani içindeki gücü ve genişlemesi yoluyla tüm Kli’yi ortaya çıkarmadığı ima edilir.

Malhut da Bina gibi, geniş bir harf olan Hey harfi ile tam Tzurası ile ifade edilir. Bina ve Malhut’un aynı Otiot’a sahip olması sizi şaşırtmamalı çünkü onlar, Olam Tikun’da gerçekten benzerler ve Kelim’lerini birbirlerine ödünç verirler, ayetin dediği gibi, “Böylece ikisi gitti”.

Kısım Sekiz

Manevi hareket, Shinui Tzura’nın yenilenmesi anlamına gelir.

33. Bu bilgelikteki neredeyse her kelimede karşılaştığımız, zaman ve hareketin anlamını yine de incelemeliyiz. Aslında, manevi hareketin bir yerden diğerine somut bir hareket etmek gibi olmadığını bilmelisiniz; yenilenmiş bir Tzura’ya atıfta bulunur.

Her Hidush Tzura’yı “hareket” başlığıyla adlandırıyoruz. Bu, Hidush yani Shinui Tzura’nın manevi olarak yenilenmesidir. Önceki bu genel manevi formunun aksine, o, maneviyattan ayrılmış ve uzaklaşmış kabul edilir. Kendi adı ve otoritesi ile ortaya çıktığı, bununla tıpkı bir kısmının ayrılan ve başka bir yere taşınan maddesel bir öz haline geldiği kabul edilir. Bu nedenle Hidush Tzura’ya “hareket” denir.

Manevi zaman, Shinui Tzura’nın birbirinden kaynaklanan belirli sayıdaki yenilenmesi anlamına gelir. Önceki ve sonraki, neden ve sonuç anlamına gelir.

34. Zamanın manevi tanımıyla ilgili olarak, zamanın esasen bizim tarafımızdan yalnızca hareketlerin hissiyatı olarak tanımlandığını anlamalısınız. Hayal gücümüz, tek tek ayırdığı ve bunları belirli bir “zaman” miktarı gibi çevirdiği, belirli sayıda ardışık hareketi resmedip tasarlar.

Bu nedenle eğer kişi, çevresi ile tamamen dinlenme halinde olsaydı, zaman kavramının farkında bile olmazdı. Yani maneviyatta: belli bir miktar Tzura yenilenmesi, “manevi hareketler” olarak kabul edilir. Bunlar neden sonuç yoluyla birbirine karışır ve maneviyatta “zaman” olarak adlandırılır. Ayrıca, “önce” ve “sonra” her zaman neden ve sonuç olarak anılır.

Kısım Dokuz

Ne’etzal’e atfedilen tüm madde, alma arzusudur. İçindeki herhangi bir ekleme, Maatzil’e atfedilir.

35. Ne’etzal’deki belirgin alma arzusunun, onun Kli’si olduğunu bilin. Ayrıca, bunun Ne’etzal’e atfedilen genel madde olduğunu da bilin. Buna göre, onun dışındaki tüm varoluş Maatzil’e atfedilir.

Alma arzusu, her özün ilk Tzurası’dır. İlk Tzura’yı “madde” olarak tanımlıyoruz çünkü özde hiçbir erişimimiz yok.

36. Alma arzusunu bir olay, özünde bir Tzura olarak algılarız. Ancak, onu özün maddesi olarak nasıl algılarız?

Doğrusu, bize yakın olan özlerde de durum aynıdır. Davranışımız, özdeki ilk Tzura’yı “özdeki ilk madde” adıyla adlandırmaktır çünkü beş duyumuz, buna tamamen uygun olmadığı için, hiçbir maddede herhangi bir erişim ve algıya sahip değiliz. Görme, ses, koku, tat ve dokunma, dikkatle inceleyen zihne, duyularımızla iş birliği yoluyla formüle edilen özün “olaylarının” yalnızca soyut biçimlerini sunar.

Örneğin, kimyasal bir işlemle ayrılmış herhangi bir özün en küçük elementlerindeki en küçük, mikroskobik atomları bile alırsak, bunlar da sadece göze bu şekilde görünen soyut formlar olur. Daha doğrusu, onlarda bulunan alma arzusu ve alınmanın yolları ile ayırt edilir ve incelenirler.

Bu işlemleri, çeşitli atomları ayırt etmek ve o özün ilk maddesine ayırmak için kullanabiliriz. Bununla birlikte, o zaman bile özdeki kuvvetlerden fazlası değiller, bir madde değiller.

Böylece, maddesellikte bile, ilk Tzura’nın daha sonra gelen tüm diğer olayları ve biçimleri taşıyan ilk madde olduğunu varsaymak dışında, ilk özü anlamak için bir yolumuz olmadığını görüyorsunuz. Gerçekte, somut ve kurgusal olanın baki olmadığı Üst Dünyalarda bu durum daha da böyledir.

Kelimelerin Anlamına İlişkin Soru Tablosu

Not: Bir konudaki bir kelimenin anlamını unutmak, o kelimeyi konudan silmekten daha kötüdür. Bunun nedeni, Yabancı bir algının konuyu tamamen bulanıklaştırmasıdır. Bu nedenle kendinizi, Sorular ve Cevaplar Tablosu’na alıştırın, ta ki bunları ezbere ve sorunsuzca cevaplayana kadar.

1. Ohr (Bölüm 1, Histaklut Pnimit, 18)

Olamot’ta olan her şey “varoluştan varoluş” olarak mevcuttur, Kelim’in özü dışındaki her şeydir. (bkz. Madde 2 ve 24)

2. Ohr ve Kli (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 6)

Ne’etzal’de alma arzusuna Kli denir ve aldığı Shefa’ya Ohr adı verilir.

3. Ohr Agol (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 100)

Dereceleri ayırt etmeyen bir Işık.

4. Ohr Pashut (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 30)

Ohr’u, Kli’den ayırt edemeyecek kadar Kli ile karışmış bir Ohr.

5. Ohr Hohma (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 50)

Ne’etzal’in genel geçim kaynağı ve Atzmut’u olarak, ilk Hitpashtut’ta Ne’etzal’e Nimshach olan bir Ohr.

6. Ohr Hassadim (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 5)

İlk Hitgabrut’ta Ohr Hohma ve Nimshach’ı Ne’etzal’e giydiren bir Ohr.

7. Boş Hava (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 5)

Ohr Hohma giyinmeden önceki Ohr de Hasadim’dir.

8. Sonrasında (Bölüm 1, Histaklut Pnimit, 34)

Önceki Behina’dan kaynaklanan şey. (Bkz. Madde 20)

9. Orta (Bölüm 1, Kısım 2, Ohr Pnimi, 2)

Madde 39’a bakın.

10. Bir (Bölüm 1, Kısım 2, Ohr Pnimi, 1)

O’nun Atzmut’undan genişleyen Ohr Elyon Bir’dir ve O’nun Atzmut’u kadar Pashut’dur. Ein Sof’da olduğu gibi Olam Asiya’da da Tzuras’sında hiçbir değişiklik ve ilave yoktur ve bu yüzden ona Bir denir.

11. Yaradan (Bölüm 1, Histaklut Pnimit, 18)

Yaradan adı yalnızca gerçek Hidush (yenilik, yenilenme) ile ilgilidir yani Kelim’in özü olan “yokluktan varoluş” anlamına gelir ve her özde “alma arzusu” olarak tanımlanır. Bu, O’nun yaratılıştan önceki Atzmut’unda zorunlu noksandı.

12. Dvekut (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 30)

Manevi olanı bir araya getiren ve birbirine bağlayan Hishtavut Tzura’dır, Shinui Tzura ise onları birbirinden ayırır.

13. Eşdeğerlik (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 10)

Alma arzusunun dört Behinot’undan hiçbir ayırt ediliş olmadığında, onların eşit ve eşdeğer oldukları söylenir.

14. Hitpaştut (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 1)

Maatzil’den kaynaklanıp Ne’etzal’a kadar uzanan Ohr’a, Ohr’un Hitpashtut’u denir. Aslında, Ohr Elyon bundan hiçbir şekilde etkilenmez. Birincisi bununla azalmadan, bir mumu diğerinden yakmak gibidir. İsim sadece Ne’etzal’in alındığını gösterir.

15. Zach (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 90)

Alma arzusundaki Behina Aleph, onu takip eden üç Behinot’tan daha çok Zach olarak kabul edilir.

16. Zaman (Bölüm 1, Histaklut Pnimit, 34)

Birbirinden sarkan, günler, aylar ve yıllar gibi, neden ve sonuç sırasına göre birbirine karışan belirli Behinot’lar toplamıdır.

17. Karanlık (Bölüm 1, Histaklut Pnimit, 24)

Tzimtzum’un gücüyle içindeki Ohr Elyon’u almayan Ratzon’daki Behina Dalet, bu, karanlığın Shoresh’i olarak kabul edilir.

18. Hohma (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 50)

Bu, Ne’etzal’in rızkının, Atzmut’un Ohr’udur. (bkz. 5. madde)

19. Halal (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 6)

Ohr’u boşalan Ratzon’un Behina Dalet’i, Ohr’a göre karanlık kabul edilir. Kli’ye gelince, o bir Halal olarak kabul edilir çünkü Behina Dalet, Tzimtzum tarafından Atzmut’unda Ne’etzal’den mahrum bırakılmamıştır, ancak içinde Ohr olmayan, boş bir Avir vardır.

20. Önce ve Sonra (Bölüm 1, Histaklut Pnimit, 34)

Ne’etzalim’in neden ve sonuç ilişkisinden bahsederken, nedenini “Önce” terimiyle ve bu sonucun sonucunu “Sonra” terimiyle ifade ederiz. (bkz. madde 16)

21. Benzersiz ve Birleşik (Bölüm 1, Histaklut Pnimit, 1)

Benzersiz, parıldayan ve farklı formlardaki çeşitli dereceleri, onları, O’nun eşsiz Tzurası ile eşit hale getirecek ölçüde, yöneten Ohr Elyon’u gösterir. Birleşik, bu kuralın sonunu gösterir yani O, zaten onları eşitledikten ve O’nun Tzura’sında olduğu kadar eşsiz hale getirdikten sonrasını gösterir. (bkz. Madde 14)

22. Birleştirme (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 6)

Tzura’larında birbirleriyle eşitlenen, iki farklı Behinot birleşerek bir olur. (bkz. Madde 12)

23. Sağ ve Sol

Bazen, üst düzeydeki, kendi tamamlanması için ona gerek duyduğunda, aşağı derecedekini, üst düzeyle eşit bir düzeye yükselir. Bu durumda, aşağıdaki “sol” ve üstteki “sağ” olarak kabul edilir.

24. Yapıcı (Bölüm 1, Histaklut Pnimit, 18)

“Yapıcı” unvanı, özellikle Ohr’un Olamot’a dökülmesiyle ilgilidir, bu da Kelim’in özü hariç her şey anlamına gelir. (yukarıdaki 11. ve 1. maddelere bakın)

25. Kli (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 6)

Ne’etzal’de alma arzusu Kli’dir.

26. Yukarı (Bölüm 1, Kısım 2, Ohr Pnimi, 3)

Aşağıdakinin yukarıdaki ile Hishtavut Tzura’sı, “yukarı yükseliştir”.

27. Maatzil

Herhangi bir neden, etkilenen derecenin Maatzili olarak kabul edilir. Maatzil unvanı hem Oh’un Hamshacha’sını hem de Ohr’u alan Kli’yi içerir.

28. Neşama’nın Kökeni (Bölüm 1, Histaklut Pnimit, 15)

Ruhlara damgalanmış olan alma arzusu, onları ayıran ve onları Ohr Elyon’dan “ayıran” şeydir. Bunun nedeni, maneviyatta ayıranın Shinui Tzura olmasıdır. (bkz. Madde 12) Neshama’nın kökeni meselesi, Olam Atzilut ile Olam Beria arasındaki geçişe atıfta bulunur ki bu da yeri gelince açıklanacak.

29. Aşağıda (Bölüm 1, Kısım 2, Ohr Pnimi, 3)

Erdemi daha düşük olan “aşağıda” olarak kabul edilir.

30. Birleşik

Benzersiz ve Birleşik tanımına bakın.

31. Malchut de Ein Sof (Bölüm 1, Histaklut Pnimit, 14)

Muhakkak orada olan alma arzusudur.

32. Yukarıdan Aşağıya (Bölüm 1, Kısım 2, Ohr Pnimi, 3)

Behina Aleph’den Behina Dalet’e anlamındadır. Ohr’suz kalan Behina Dalet, diğer tüm derecelerin “altında” kabul edilir. Alma arzusu ne kadar zayıf ve narin ise o kadar yüksek kabul edilir. Bu nedenle Behina Aleph, herkesin “en yükseği” olarak kabul edilir.

33. Yerine Getirme (Bölüm 1, 1)

Herhangi bir isteğin olmadığı yerde, var olan bütünlüğe bir ekleme yapılması düşünülemez.

34. Aşağıda (Bölüm 1, Kısım 2, Ohr Pnimi, 3)

Daha önemli olan “Yukarıda” ve daha kötü olan “Aşağıda” olarak kabul edilir.

35. Yer (Bölüm 1, Histaklut Pnimit, 11)

Ne’etzal’de alma arzusu, Shefa ve oradaki Ohr için “Yer” dir.

36. Kare (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 200)

Ratzon’un dört Behinot’unun hepsinden oluşan bir derecedir.

37. Üçgen (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 400)

Sadece Ratzon’un ilk üç Behinot’una sahip bir derecedir.

38. Dokunma (Bölüm 1, Kısım 2, Ohr Pnimi, 5)

Eğer Shoresh’den dereceye sahip Shinui Tzura, Shoresh’ten ayrılacak kadar belirgin değilse, bu, Shoresh’e “dokunma” olarak kabul edilir. Aynı şey her iki bitişik derece için de geçerlidir.

39. Orta Nokta (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 50)

Eyn Sof’daki Behina Dalet’in adı budur. Ohr Ein Sof ile birleşmesinden sonra adını almıştır.

40. Sof (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 20)

Her Ne’etzal’in Sof ve Sium’u, Ohr Elyon’u almadığı için orada parlamayı bıraktığı Behina Dalet’teki alıkoyma kuvveti tarafından yapılır.

41. Igul (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 100)

Alma arzusunun dört Behinot’u arasında yukarı ve aşağı ayrımı olmadığında, bu bir Igul olarak kabul edilir (yukarı ve aşağı ayırt edilemeyen maddesellikteki yuvarlak bir şekil gibi). Bu nedenle, dört Behinot, biri diğerinin içinde dairesel Igulim olarak adlandırılır, burada, yukarıdan aşağıyı ayırt etmek imkansızdır.

42. Elyon (Bölüm 1, Kısım 2, Ohr Pnimi, 3)

Daha önemli olan.

43. Ayrılık (Bölüm 1, Histaklut Pnimit, 12)

Herhangi bir taraftan, Hishtavut Tzura’sız iki derece, birbirinden tamamen ayrılmış kabul edilir.

44. Boş (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 4)

Burası Tikun ve bütünlüğü almaya hazırlanan bir yerdir.

45. Pashut (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 9)

Derecelerin ve tarafların ayırt edilmediği bir yer.

46. ​​Tzimtzum (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 40)

Arzusunu fetheden kişi. Başka bir deyişle, kendini almaktan alıkoyan ve büyük alma arzusuna rağmen almayan kişi, bu arzusunu kısıtlıyor (bir Tzimtzum gerçekleştirme) olarak kabul edilir.

47. Kav (Bölüm 1, Kısım 2, Ohr Pnimi, 1)

Daha önce olmayan, yukarı ve aşağı izlenimini gösterir. Aynı zamanda eskisinden çok daha zayıf ve narin olan He’arah’ı da belirtir.

48. Yakın (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 3)

Kişinin Tzura’sı diğerine ne kadar yakınsa, onlar o kadar yakın kabul edilir.

49. Rosh (Bölüm 2, Kısım 2, Ohr Pnimi, 6)

Ne’etzal’deki Shoresh’e en çok benzeyen parçaya Rosh denir.

50. Ruach (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 5)

Ohr Hassadim’e Ruach denir.

51. Ratzon

Madde 45’e bakınız.

52. İsim (Bölüm 1, Histaklut Pnimit, 5)

Kutsal İsimler, ima ettikleri Orot’a nasıl ulaşıldığının açıklamalarıdır. Derecenin adı, o derecedeki edinimin davranışını belirtir.

53. Toch (Bölüm 1, Kısım 1, Ohr Pnimi, 50)

İçeriden alan kişi, Kli’de ölçülen ve sınırlanan Ohr olarak kabul edilir. Ancak, dışarıdan alan kişi, aldığı Ohr’a herhangi bir Gevul koymuş sayılmaz.

54. Hareket (Bölüm 1, Histaklut Pnimit, 33)

Herhangi bir Hidush Tzura, önceki Tzura’dan ayrıldığı ve kendine ait bir isim aldığı için, manevi bir hareket olarak kabul edilir. Hareket eden ve önceki yerine çıkan maddesel bir nesneden ayrılmış bir parça gibidir.

55. Kabala bilgeliğinde hangi terimler yoktur?

Bilgeliğin başından sonuna kadar, mekân, zaman, hareket vb. gibi somut veya hayali herhangi bir terimle ilgili tek bir kelime bile yoktur.

Ayrıca, maneviyatta hiçbir eksiklik yoktur ve herhangi bir biçim değişikliği, ilk biçimin olmadığı anlamına gelmez. Bunun yerine, ilk biçim hiç değişmeden yerinde kalır ve şimdi edinilmiş olan Shinui Tzura ilk Tzura’ya eklenir.

(Or Pnimi’nin başlangıcı)

56. Kabala bilgeliğindeki alışılagelen dil nedir?

Bu dil, onların Üst Köklerine işaret eden “Dalların Dilidir”. Bunun nedeni, “Aşağıda, yukarıda kökü olmayan tek bir çimen bile yoktur.”

Bu nedenle, Kabala bilgeleri, Üst Köklerin dalları aracılığıyla ima etmek ve öğretmek için donatılmış bir dil oluşturdular.

(Ohr Pnimi ve Histaklut Pnimit’in başlangıcı, madde 1)

57. Kabala bilgeliğinde ne ayırır ve farklılaştırır?

Shinui Tzura, manevi olanı birbirinden ayırır ve farklılaştırır.

(Ohr Pnimi, madde 30)

58. “Alma arzusu” nun kökeni nedir?

Ohr Elyon’daki ihsan etme arzusu, Ne’etzal’de alma arzusunun varlığını gerektirir.

(Histaklut Pnimit, madde 11)

59. Ohr’un Maatzil’den çıkıp Ne’etzal olmasını sağlayan nedir?

Bu yenilenen Ohr, Maatzil’den ayrıldı ve ihsan etmek istediği için Ohr Elyon ile yenilenen alma arzusunun Tzura’sı nedeniyle bir Ne’etzal oldu.

(Histaklut Pnimit, madde 11 ve madde 15)

60. Her Ne’etzal’in ilk maddesi nedir?

Yoktan var oluşla ortaya çıkan yeni Tzura, yani her özde bulunan “alma arzusu”, her Ne’etzal’in ve her özün “ilk maddesi” dir. Dahası, Ne’etzal’de veya o özde var olan her şey, Ohr Elyon’dan “varoluştan” uzanan Ohr ve Shefa olarak kabul edilir; Ne’etzal, yaratılan olarak kabul edilmez.

Bir Tzura’nın, bir madde haline gelmesi şaşırtıcı değildir çünkü maddesellikte de böyledir. Davranışımız, özün ilk Tzura’sınına göre ilk madde olarak kabul edilir. Bunun nedeni, gerçekliğin tamamında herhangi bir maddede, herhangi bir erişimin olmamasıdır çünkü duyularımız, maddede yalnız olayları algılar, ki bunlar ilk maddede enkarne olan ve tezahür eden formlardır.

(Histaklut Pnimit, madde 35)

61. Hangi zamandan itibaren Ne’etzal olarak kabul edilir?

Maatzil olmayı bırakır ve Ne’etzal’de, Ratzon’da Behina Aleph olarak adlandırılan, alma arzusunun oluşumunun başlangıcında bir Ne’etzal olur.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 2, madde 3)

62. Bir Shinui Tzura’yı kabul eden ve bununla bir parçasının ayrılıp farklı bir Behina haline gelmesini kabul eden manevi biri, bu yüzden bir şey kaybetmiş midir?

Maneviyatta eksiklik veya kayıp yoktur. Shinui Tzura nedeniyle ayrılan kısım, Ohr Elyon’u hiçbir şekilde azaltmaz veya küçültmez; daha ziyade bir mumu diğerinden yakmak gibidir; ilki hiçbir şekilde azalmaz. Bu nedenle, her bir Shinui Tzura, ilkine bir ektir.

(Histaklut Pnimit, Kısım 2, her Sefira’da, Eser Sefirot’un Hitkalelut’u hakkında)

63. Olamot’ta, nasıl ve kimde birçok form ve değişiklikler vardır?

Tüm değişimler ve çoğalmalar, sadece Ohr’un onu alan Kelim üzerindeki etkisiyle gerçekleştirilir. Bununla birlikte, Ohr Elyon, kendi içinde tamamen hareketsiz kalır yani herhangi bir Hidush olmaksızın değişmemiştir.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 2, madde 1)

64. Yenilik ve hareket Ohr’de nasıl tasvir edilir?

Ohr Elyon’da Hidush anlamında bir hareket yoktur. Bunun yerine, Ne’etzal’in Ohr Elyon’dan aldığı kısım, Kelim’deki formların Hidush’una göre “yenilenen” ve çoğalan (ilki eksiltmeden, bir diğerinden mum yakmak gibi olan) şeydir.

Her biri, birbirinden farklı olan, kendi arzusunun derecesine göre alırlar ve birbirlerinden kesintisiz ve sonsuz biçimde sarkarlar.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 2, madde 1)

65. O’ndan Olamot’a uzanan bütün zıt ve çok sayıdaki formlar, O’nun doğal birliğinde nasıl yer almaktadır?

Histaklut Pnimit madde 18 ve madde 29’a bakınız.

66. Ein Sof’dan Kav Nimshach kim tarafındandır ve nedir?

Masah, Tzimtzum’dan sonra Behina Dalet’in içeriye almasını engellemek için yerleştirilen bir alıkoyma gücüdür. Ein Sof’dan Kav’ın ​​ortaya çıkmasına neden olan budur, çünkü Ohr Elyon hiçbir zaman değişime maruz kalmaz ve Tzimtzum’dan önce olduğu gibi Tzimtzum’dan sonra da parlar.

Bununla birlikte, şimdi yukarıdaki Masah, Ohr Elyon’un sadece, -ölçüsü, Eyn Sof’daki Behina Dalet’teki alıma kıyasla çok küçük olan- Ratzon’un üç Behinot’unda alınmasına neden olur. Bu nedenle, Eyn Sof’daki Ohr’un ölçüsüne kıyasla yalnızca ince bir Ohr Kav’ı alır.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 2, madde 1)

67. Tzimtzum’dan sonra Ein Sof’da da bir şey değişti mi?

Eyn Sof’daki Behina Dalet kendini kısıtlasa da maddesellikte olduğu gibi, bir Tzura koyma ya da birincinin yokluğunda bir tane çıkarma meselesi hala yoktur. Bunun yerine, manevi hiçbir şeyde yokluk olmadığı için, ilk Tzura hiç değişmeden ilkine eklenen yeni bir Tzura meselesi vardır.

Böylelikle, Ohr’un ayrılışının tüm bu Hidush’u ve Behina Dalet’de Ohr’u içine almamak için uygulanan alıkoyma gücü, yeni ve seçkin bir Olam olarak kabul edilir. Hiçbir değişiklik yapılmadan, olduğu gibi kalan Ohr Ein Sof’a eklenir. Maneviyattaki her Hidush Tzura ile ilgili, bundan çıkarım yapmalısınız.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 2, madde 1)

68. Behina Dalet’teki Aviut ne zaman ortaya çıkarıldı?

Eyn Sof’dan gelen Kav, Masah tarafından Behina Dalet’de parlamaktan alıkonulduğunda. Ohr’suz kaldığı için, içindeki Aviut ortaya çıktı.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 2, madde 3)

69. Alma arzusundaki dört Behinot nedir?

Önce Maatzil’den gelen Ohr, Ohr Hohma olarak genişler, o Ne’etzal’e ait olan genel rızıktır. İçinde, alma arzusunda Hitpashtut Alef vardır, buna, Hitpashtut Alef ya da Behina Alef denir.

Bundan sonra, bu Ohr’da ihsan etme arzusu artar ve bu da Ohr Hasadim’i Maatzil’den çeker. Buna Hitgabrut Aleph veya Behina Bet denir.

Daha sonra Ohr Hasadim, He’arat Hohma ile büyük bir Hitpashtut gerçekleştirir. Buna Hitpashtut Bet veya Behina Gimel denir.

Bundan sonra Hitpashtut Alef’ten Ohr’a dahil olan alma arzusu yoğunlaşır ve alma arzusunun ölçüsünü tamamlar. Buna Hitgabrut Bet veya Behina Dalet denir.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 50)

70. HaVaYaH’nın dört Otiot’u nedir?

HaVaYaH’nın Yodu, Behina Aleph denilen Ohr’un ilk Hitpashtut’udur. (bkz. Madde 69) HaVaYaH’ın ilk Hey’i, Behina Bet adı verilen Ohr’daki ilk Hitgabrut’tur. Vav, Behina Gimel olarak adlandırılan ikinci Hitpashtut veya Ohr’dur ve HaVaYaH’ın son Hey’i, Ohr’daki Behina Dalet adı verilen ikinci Hitgabrut’tur.

(Histaklut Pnimit, madde 31)

71. Ein Sof’a dokunan Kav’ın ​​Üst Roş’u nedir?

Madde 49’a bakınız.

72. Gerçekliğin tamamında tüm formları ve karşıtları içeren tek düşünce nedir?

“Yaratıklarına haz verme” düşüncesidir.

(Histaklut Pnimit, madde 22)

73. Kabala bilgeleri nerede çalışmaya başlar?

Kabalist, sadece, O’nun Atzmut’undaki Ohr’un Hitpaştut’undan bahseder, ancak O’nun Atzmut’una ait herhangi bir söz veya söylemimiz yoktur.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 2)

74. Her şeyi içeren iki temel ilke nedir?

İlk temel ilke, önümüzdeki tüm realitenin, tüm mükemmelliğiyle zaten Eyn Sof’da kurulduğu ve var olduğudur. Buna Ohr Ein Sof denir.

İkinci ilke, Tzimtzum’dan sonra Ein Sof’un Malhut’undan sarkan Adam Kadmon, Atzilut, Beria, Yetzira, Assiya adlı beş Olamot’dur. İkinci temelde var olan her şey, ilk temelden uzanır.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 3 ve Histaklut Pnimit, madde 5)

75. “O, Bir ve O’nun Adı Bir” sözünün anlamı nedir?

“O”, Eyn Sof’daki Ohr’u belirtir. “O’nun Adı”, Ein Sof’daki Malhut de Ein Sof olarak adlandırılan alma arzusunu ifade eder. “Bir”, “O” olan Ohr ile “O’nun Adı” olan Kli arasında, hiçbir Shinui Tzura tespit edilmediğini belirtir. Aksine, hepsi Ohr.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 30 ve Histaklut Pnimit, madde 13)

76. “Ein Sof” adı nedir?

Tzimtzum’dan önce Ein Sof adı, Behina Dalet de Ohr’u aldığı için orada hiçbir Sof veya Sium olmadığını ima eder. Bu nedenle, orada Ohr’u durdurmak ve bir Sof ve Sium oluşturmak için hiçbir neden yoktur.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 20)

77. Eyn Sof’da bulunan alma arzusundan ne kadar uzanır?

Olamot’un yaratılışı ve tüm içeriği. Olamot’u Olam HaZeh’ye – ki burada alımın Tzura’sını ihsan etme Tzurasına çevirmek mümkündür – kadar ortaya çıkarmak için, o kendini Behina Dalet’de sınırladı.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 90 ve Histaklut Pnimit, madde 17)

78. Ohr’un Tzimtzum’unun nedeni nedir?

Malhut de Ein Sof, Hishtavut Tzura’yı Yaratıcısıyla birlikte sadece Olamot’un yaratılmasıyla elde edilebilecek bir süsleme olarak kabul etti. Bu yüzden kendini kısıtladı.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, öğe 40 ve Bölüm 1, Bölüm 1, öğe 90)

79. Hangi tür alım, ihsan sayılır?

Sadece verene memnuniyet verdiği için alan.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 90)

80. Tzimtzum’un amacı nedir?

Alma formunu, ihsan etme formuna dönüştürmek.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 90)

81. Ohr, neden orta noktayı terk etti ve bir daha geri dönmedi?

Ohr Pnimi Bölüm 1, Kısım 1, madde 40 ve Histaklut Pnimit, madde 22’ye bakın.

82. Tzimtzum neden bir Sof yaratmadı?

Tzimtzum, onu düzeltmek isteyen alma arzusunda beliren Shinui Tzura yüzünden değildi. O sadece süslemeden kaynaklanıyordu, herhangi bir gereklilik ve baskı olmaksızın.

83. Tzimtzum sırasında Ohr neden tüm Behinot’tan ayrıldı?

Çünkü maneviyatta kısmilik yoktur.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 70)

84. Tzimtzum sırasında ve Kav görünmeden önce, dört Behinot’dan neden biri diğerinin altındaki dört derece olarak bahsedilmedi?

Kav’ın He’arah’sından önce Behina Dalet, kendisini Av ve düşük olarak görmüyordu. (bkz. Madde 83) Bu nedenle dereceler üzerindeki etkisi meselesi yoktu.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 90)

85. Neden Behina Dalet, Ohr’un Tzimtzum’unda hemen Av haline gelmedi ve dört Behinot da eşit kaldı?

Çünkü Tzimtzum, Shinui Tzura nedeniyle oluşmadı.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 90)

86. Hangi Behina Ohr’dan boş kalır?

Sadece Behina Dalet.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 2, madde 3)

87. Behina Dalet de ne zaman Ohr ile doldurulacak?

Alım kapları, ihsan etme Tzurası’nı elde ettiğinde.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Bölüm 1, madde 40)

88. Olamot’un yaratılmasına ne sebep oldu?

Zaruri olarak var olan istek, kendisini güzelleştirme ve tamamen Ohr’un Tzurası’na benzeme arzusuna sahipti ve bu, Olamot’un yaratılışının “nedeni” oldu.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 90)

89. Tora ve iyi işlerin, arzulanan amacı nedir?

Alma kaplarının, ihsan etmek için çalışmasını sağlamak.

(Histaklut Pnimit, madde 22)

90. Kutsal İsimlerin ifşasının gücü nedir?

Onların gücü, özellikle alma Tzura’sını ihsan etmeye çevirmek mi?

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 90)

91. Kutsal İsimler nasıl ortaya çıkar?

Tora ve iyi işlere emek vererek.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 40)

92. Gmar Tikkun nedir (ıslahın sonu)?

Alım Tzura’sının ihsan etme Tzura’sına dönüşmesi.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Bölüm 1, madde 40)

93. Her bozukluğun Shoresh’i nedir?

Maatzil’den alma arzusunun Shinui Tzura’sı.

(Histaklut Pnimit, madde 18)

94. Alma Kli’sini, ihsan etme Kli’sine dönüştürmek neden yalnız bu dünyada mümkündür, Üst Dünyalarda mümkün değildir?

Bozukluk ve ıslah, sadece bu dünyada aynı taşıyıcıda mevcuttur.

(Histaklut Pnimit, madde 20)

95. Ohr’un iki Behinot’u nedir?

Ohr Hohma ve Ohr Hassadim.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 50)

96. Maatzil’den gelen Ohr’un Hitpashtut’unda ne var?

İhsan etme arzusu ve alma arzusu.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 50)

97. İhsan etme iradesinin yoğunlaşmasıyla hangi Ohr ortaya çıkar?

Ohr Hassadim.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 50)

98. Her Ne’etzal’de hangi iki Orot bulunur?

Ohr Hohma ve Ohr Hassadim.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 50)

99. Ohr Hassadim neden Ohr Hohma’dan aşağıdır?

Çünkü Ne’etzal’in Ratzon’unun yoğunlaşmasıyla genişletildi.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 50)

100. Alım için Kli ne zaman tamamlanır?

Behina Dalet’in Ratzon’u ortaya çıktığında, bu büyük bir alma arzusudur.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 50)

101. Eyn Sof’da olduğu gibi, içeride alan ile dışarıda alan arasındaki fark nedir?

İçeride alan kişi, Kli’nin sınırlaması nedeniyle yalnızca sınırlı miktarda Ohr içinde tutabilir. Dışarıda alırken, Kli aldığı Işığı sınırlamaz ve Kitzba’sızdır.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 50)

102. Sefirot de Igulim nedir?

Ratzon’daki dört Behinot arasında, yukarıdan aşağıya bir ayrım olmadığında, soğan kabukları gibi, biri diğerinin içinde dört Igulim olarak kabul edilir.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 100)

103. Kav’ın ​​ortaya çıkmasından önce, Igulim’deki dereceler neden biri diğerinin altında olarak görülmüyor?

Çünkü Tzimtzum, Shinui Tzura’nın değerce düşük olması nedeniyle oluşmadı.

(Ohr Pnimi, Bölüm 1, Kısım 1, madde 100)

104. Yaratılışının doğası gereği alma arzusunda kötülük var mı?

Yaratılışının doğası gereği onda bir istek yoktur ve eğer kısıtlanmasaydı içinde görünmezdi.

(Histaklut Pnimit, madde 19)

105. Maatzil’den gelen “Dolaylı Hamshacha” ne anlama geliyor?

Bkz. Histaklut Pnimit, madde 19.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,323