e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Sabah Dersi Materyalleri > Kabala Kütüphanesi > Sabah Dersi 2021 > Sabah Dersi Materyali – Niyetle Çalışmak – 16 Mayıs

Sabah Dersi Materyali – Niyetle Çalışmak – 16 Mayıs

1) Rabaş, Makale 3, “Dünya Tora İçin Yaratıldı,” Ne Demektir? (1990)

Maneviyatta form eşitliğine Dvekut denir, her ne kadar eylemde kişi alıyor olsa bile, buna “ihsan etmek için almak” denir.

Bununla birlikte, form eşitliği nasıl elde edilebilir? Bu alma arzusunu Yaradan yarattığına göre, Yaradan’ın yarattığı hükümsüz kılmak nasıl mümkün olabilir? Burada bir ıslah vardır, alma arzusunun niteliğini iptal etmek imkansızdır, ama ancak üstüne ihsan etme niyeti eklenir. Bu, alma arzusunun, yani kişinin zevk alabileceği bir şey gördüğü anlamına gelir. Başka bir deyişle, kişi sonunda yine de zevk alır, ancak farklı bir niyetle. Buna “ihsan etmek için almak” denir.

2) Rabaş, Makale 22, Kişinin Yaradan’dan İstediği Hediye Nedir? (1987)

Aşağıda olan Yaradan’ın Kli’sine ekleyebilir, şöyle yazıldığı gibi, ‘Tanrı’nın yapmak için yarattığı.’ Bu demektir ki, Tanrı ‘haz alma arzusu’ denen Kli’yi yarattı ve insan buna ‘ihsan etme niyeti’ denen ıslahı eklemelidir; yukarıda Malhut de Ein Sof’un arzu noktasında kendisini süslediğinin söylendiği gibi. Bunun anlamı, onun süslemesinin, alma arzusuna ihsan etme niyetini yerleştirmesidir.

3) Rabaş, Makale 31, Yaradan’a Atfedilen Çalışmada, İnsanın Çalışması Nedir? (1988)

Eğer niyeti sadece Yaradan’a memnuniyet vermekse ve kendi menfaati için değilse, kişi keyfin miktarına aldırış etmez. Sadece Yaradan’ı memnun etmek isteğinin tutkusunun miktarına bakar, çünkü Yaradan’ı memnun etme özlemiyle ruhunun kökünde form eşitliğine neden olur. Bu da daha fazla bolluğun çekilmesine neden olur, çünkü üstteki, alttakinin almak istediğinden fazlasını vermek ister ama sadece ihsan etme kapları eksiktir. Bunu, ihsan etmenin üstesinden gelerek, büyük bolluğun genişlemesini izler. Bu nedenle büyük ışıklara sahip olmayı istememize gerek yok, sadece ihsan etme araçları olan büyük kaplara sahip olmaya çalışırız.

4) Rabaş, Makale 12, Yakup Babasının Yaşadığı Topraklara Geldi (1985)

Yaradan sevgisiyle, kişinin sadece Yaradan için çalışması gerektiğini, yani herhangi bir ödül olmadan çalışması gerektiğini söylüyoruz. Bu, herhangi bir ödül olmaksızın, herhangi bir geri dönüş olmadan, tam bağlılığa hazır olduğu anlamına gelir. Daha doğrusu, özü budur, Yaradan’ın önünde benliğini, yani alma arzusu, yani yaratılanın varlığını iptal etmek istemesidir. Yaradan’ın önünde iptal etmek istediği şey budur. Buna göre,  bu onun amacıdır.

5) Rabaş, Makale 5, Çalışmada, “İsrail sürgündeyken, Şehina da onlarladır,” Ne Demektir? (1988)

Kişinin gerçeğin yolunda yürümek istediği yerde, kötü eğilimin boyun eğmesi ve zayıflaması mantıklıdır. Yine de şimdi tam tersine: Her şeyi Keduşa’da, ihsan etmek için yapmak istediğinde, kötü eğilim onu yener ve kişinin bunun üstesinden gelebilmesi zordur. Kişi, “Adalet nerede,” diye sorar. Daima üstesinden gelmek zorunda kalmanın tüm çabasından, bir inişe düşer.

O zaman, casusların itirazları gelir ve “Bu işten bıktım” der ve mücadeleden kaçar. İlerlemesi gereken yerde gerilediğini savunur. Bu nedenle, “başlangıcı düşünür” ve niyetler üzerinde çalışmak zorunda olan yolu başlatır, eylemler yeterli değildir, ancak önemli olan niyettir. Yazıldığı gibi, “Niyetsiz çok şey yapmaktansa, niyetle azı daha iyidir.” Bu işin kendisine göre olmadığını söyler.

6) Baal HaSulam, Şamati 5- Lişma Yukarı’dan Gelen Bir Uyanıştır ve Neden Aşağıdan Bir Uyanışa İhtiyaç Vardır?

Şöyle yazdığı gibi; “O zaman kendini Yaratan’la memnun edeceksin.” “O zaman” kelimesi ilk başta, kişinin çalışmaya başladığı zaman, zevk duymadığı zaman. Yani, kişinin çabası kendisini zorlayarak olduğu zaman.

Ancak, sonradan, kişi kendisini incelemektense ihsan etmek için çalışmaya alıştırdıktan sonra, eğer kişi manevi çalışmasından tat alıyorsa, Yaratan’ına yaptığı çalışmayla haz verdiğine inanıyorsa, kişi Yaratan’ın yaptığı çalışmayı her ne kadar olursa olsun, kabul ediyor demektir. Her şeyde Yaratan, memnunluk getirecek niyeti inceler ve bu durumda kişide “O zaman kendini Yaratan’la memnun edeceksin” koşulu oluşur.

Yaratan adına çalıştığı zamanda bile kendisini mutlu ve canlı hisseder, sanki gerçekten Yaratan için çalışıyormuş gibidir, zira kişinin kendisini zorlayarak yaptığı çalışmada kişiyi ağırbaşlılıkla çalışmaya hak kazandırır. Görürüz ki, o zamanda kişinin aldığı memnuniyetlik Yaratan’la alakalıdır, yani özellikle Yaratan içindir.

7) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda, Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

Çalışmadan önce öğrenci, Yaradan’a inancında ve O’nun ödül ve cezada rehberliğinde güçleneceğini taahhüt etmelidir … Bu şekilde, içindeki ışıktan yararlanarak ödüllendirilecek, inancı da güçlenecektir ve bu ışıktaki şifa yoluyla büyür. Bu nedenle, kendisini inançla ödüllendirilmediğini bilen biri bile, Tora’ya uygulamasıyla hala ümitlidir. Kişi onun aracılığıyla Yaradan’a inanmak için yüreğini ve zihnini koyarsa, bundan daha büyük Mitzva yoktur. … Üstelik bundan başka bir nasihat da yoktur.

Bu nedenle, kişinin öğrenmeye gelmeden önce büyük bir çaba göstermesi gerekir, böylece öğrenmesi meyve verir ve iyi sonuçlar verir, yani çalışma ona Tora’nın ışığını getirir ve bu sayede onu yeniden biçimlendirmek mümkün olur.

8) Rabaş, Makale 29, Lişma ve LoLişma (1986)

Kişi Tora çalışırken, amacı hatırlamaya çalışmalıdır ki böylece bu çalışmadan ne almak istediği, daima gözlerinin önünde olsun, yani bu çalışma Yaradan’ın önemini ve büyüklüğünü bahşetsin. Ayrıca, Mitzvot’u yerine getirirken niyeti de unutmadan, Mitzvot’u izlemenin şükranı ile Yaradan, kişiden maneviyatın gizliliğini kaldıracak ve ona Yaradan’ın büyüklüğü hissiyatını verecektir.

9) Rabaş, Makale 22, Tüm Tora Tek Bir Kutsal İsimdir (1985)

Tora çalışmasının amacına, yani Tora çalışmamızdan ne talep etmemiz gerektiğine önem vermeliyiz. Yapmamız gereken yaratılanlar üzerinde işleyen gizlilik ve kısıtlamanın kalkması için önce “form eşitliği” denilen Kapları istemektir. Bunu edindiği ölçüde kişi kutsallığı hissetmeye başlar ve Yaradan çalışmasının gerçek tadına varır. Böylece haz alır, çünkü Keduşa neşeye sebep olur ve ihsan ışığı orada parlar.

10) Baal HaSulam, 45. Mektup

Kalbin hedeflenmesi sözleri takip eder ve Yaradan kalbi arar. Kişinin kalbindeki nokta bana bağlı olduğu için, eylemleri tekrar etmekten başka bir şeye ihtiyacı yoktur. Bunlar sadece az bilgisi olan ve başka yolu olmayanlar için gereklidir ve uygundur.

11) Rabaş, Makale 22, Tüm Tora Tek Bir Kutsal Addır (1985)

Tora’da iki şeyi ayırt etmeliyiz: 1) İnsanı ıslah etmek için gelen Tora ışığı. Bu Kapların ıslahıdır. 2) “Tanrısallığının bu dünyada Yaratılanlara ifşası,” denilen “kutsal adların,” Tora’nın ışığını edinmek.

Tora’yı çalışırken bu iki konuyu iyi anlamalıyız: 1) İhsan kaplarını yaratacak ışığın yayılması. Tora ışığı olmadan bu Kapları edinmek imkânsızdır. Dolayısıyla kişi ne bekler? Tora’yı çalıştığı için ödüllendirilmek. Kişinin tek arzusu “ihsan kapları” denilen o Kabı edinmektir.

Ancak bundan sonra içine işlemiş olan alma arzusunun iptal olamayacağı anlayışına gelir. Bu durumda “cennetin merhametine” ihtiyacı olduğunu anlamaya başlar, çünkü sadece Yaradan ihsan kaplarıyla ödüllendirilmesine yardım eder ve bu Tora ışığından gelir.

12) Rabaş, Makale 18, Çalışmada Şabat’taki Konuşma Neden Haftanın Diğer Günlerindeki Konuşma Gibi Olmamalıdır (1990)

Çalışmanın içinde yürümek istediğimizde, yani kalbimizi hedefleyerek, tüm çalışmanın Yaradan için olmasını niyet ederiz ve çalışma böyle başlar. Yani, kişinin, “kendisi için alma arzusu” denilen kalbindeki kötüler, Yaradan için çalışmaya direnirler. Bununla birlikte, “Tanrı onları birbirinin karşısına koymuştur”, yani hakikat yolunda yürümek istediği ölçüde, içindeki kötülük hakkındaki gerçek ortaya çıkar.

13) Rabaş, Makale 23, Anlaşmazlıktan Sonra Gelen Barış Hiç Anlaşmazlık Olmamasından Çok Daha Önemlidir (1987)

Gerçek çalışma, kişi Lişma’nın niyetini incelemek istediği yani ödül almadan çalışmak istediği zaman başlar.’

Tora ve Mitzvot’u izlemenin asıl sebebi olan niyet çalışmasında, iyi ve kötü arasındaki gerçek ayrım başlar. Kişi, Yaradan, Veren ‘İyilik Yapan İyi’ olarak adlandırıldığından Yaradan için çalışmak istediğinde ‘kötü’ olarak adlandırılan beden gelir ve kişiye engel olur. Kendisi için almaya ‘kötü’ denir, çünkü üzerinde karanlıkta kalması gereken ve hiçbir ışığı almaya uygun olmayan yargı ve kısıtlama vardır.

İnsan doğası gereği alma arzusuyla doğduğu ve doğasına karşı çalışması gerektiğinden burada gerçek anlaşmazlık yatar. Öyle ki, kişi alma arzusunu yenemez, boyun eğdiremez ve kendi menfaati için değil de Yaradan için çalışamaz.

14) Rabaş, Makale 1, Tövbenin Ölçüsü Nedir? (1989)

Ancak, bilmeliyiz ki bir kişi amaçsız olarak yalnızca eylemler yapmaktan çıkmak istediği ve ihsan etme amacıyla hareket etme çalışmasına başlamak istediği zaman, bunda çok iş vardır, çünkü beden ihsan etme amacını duymaya başladığında hemen direnmeye başlar ve kişiye bu çalışmadaki karanlık renkleri göstererek onun bu çalışmaya devam etmesine izin vermez.

O durumda kişi, sadece Yaratan’ın yardım edebileceğine inanmalıdır. İşte burası kişinin gerçek bir dua edebileceği yerdir.

15) Rabaş, Makale 46, Çalışmada Sevilenin Oğlu ile Nefret Edilenin Oğlu Nedir? (1991)

Tek bir çizgi üzerinde yürüyen, bu uygulamadan memnun olan kişi, Yaradan için çalıştığı zaman, niyetini dikkate almadığı, niyetinin de Yaradan için olmasını düşünmediği zaman, Dvekut [yapışma] denen ihsan etme arzusunu edinemez. Bu böyledir çünkü onun hiçbir eksiği yoktur. Dolayısıyla tek bir çizgiden sağ çizgiye geçmiş olan bu insanlar, aşağılıklarını gördüklerinde, bu kişilerde Yaradan için bir şey yapmak isteyen tek bir organları olmadığını gördüklerinde, Yaradan’ın onları ölümden, yani öz sevginin yönetiminden kurtarmasına özlem duyarlar.

O zaman, Yaradan’ın kendisine ifşa edilmesiyle ödüllendirilme yolu, yani ihsan etme arzusuyla ödüllendirilmenin yolu, kişi Yaradan’a bağlanmasıyla, ancak bunun sayesinde ödüllendirilebilir.Tora ve Mitzvot’u yerine getirmenin ödülünün Yaradan’la Dvekut olmasını ister. Bu, “yaptığınız Mitzva karşılığında size merhamet edeceğim.” Yani O bize merhamet eder ve alma arzusunun yönetimi olan ölümden bizi kurtarır.

16) Rabaş, 18. Mektup

Kalbe konuşan Yaradan’ın sesini duyduğumuzda, her şey “Arınmaya gelen yardım alır,” sözündeki gibi gerçekleşir. Kutsal Zohar bunu şöyle yorumlar, kişi kutsal ruhtan yardım görür, yani kalp Yaradan’ın sesini duyar ve sonra özellikle kutsallığın sesi, yani ihsan etme arzusu tüm arzulara hükmeder. Ve doğal olarak aptallığa geri dönmez, yani bir daha günah işlemez, çünkü tüm alma arzusu ihsan arzusuna teslim olmuştur.

Bu sırada tüm iyilikler kalpte belirir, çünkü Şehina’nın haz doldurması için orada yer vardır ve sonra tat ve dostluk yayılıp insanın tüm organlarını kaplar.

Bu özellikle Yaradan’ın sesini duyduğunda olur. Tüm beden teslim olur ve kendini kutsallığa köleleştirir. Beden kutsallığa hizmet eden bir hizmetkâra dönüşür.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,307